Akıllı şehir: Yeni trend sensör tabanlı akıllı binalar08Eylül

Akıllı şehir: Yeni trend sensör tabanlı akıllı binalar

Hızla yaygınlaşan akıllı şehir konseptleri içerisinde yeni trend haline gelen sensör tabanlı akıllı binalar ile bina yönetimi kolaylaşırken, çevresel faktörlerin yanı sıra, yapıyla ilgili de birçok farklı konuda bilgi alabilmek mümkün oluyor.

 

Nüfusun hızla şehirlere doğru kaydığı, metropollerin mega şehirlere doğru evrildiği bir dönemin başındayız. Bugün dünyanın yüzde 55’i kentsel alanlarda yaşıyor, Birleşmiş Milletler’e göre 2050 yılına geldiğimizde bu oran yüzde 68’e çıkacak. Yani her dört kişiden üçü şehirde yaşayacak. Bugün mega şehir olarak tanımlanan ve 10 milyondan fazla nüfusa sahip 33 şehir var, 2030 yılında ise bu sayının 43’e çıkması bekleniyor.

 

Akıllı şehirlerin faydaları

Akıllı şehirler, trafiği düzenleme, güvenliği artırma, özellikle enerji gibi her geçen gün daha kritik hale gelen kaynakların dağılımını iyileştirme, altyapıyı geliştirme, karbon ayak izini azaltma gibi birçok fayda getiriyor.

 

Hayat kalitesini iyileştiren akıllı şehir, aslında birçok teknolojinin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bunlar içinde en önemli olanlardan birisi de Nesnelerin İnterneti (IoT). Cihazların internete bağlanarak birbiriyle konuşabilmesini, algılayıcılardaki verileri iletmesini sağlayan IoT, Akıllı Şehir konsepti için yukarıda saydığımız tüm faydaları sağlamakta önemli bir rol oynuyor.

 

Akıllı binalar, sensör tabanlı IoT sistemler kullanıyor

Ancak Akıllı Şehir denildiğinde akla sadece, tüm şehri kapsayan teknolojik iyileştirmeler ve sistemler gelmemeli. Akıllı Şehir çalışmaları, aslında tabana yayılan, yani şehrin her noktasında kullanılabilecek ufak sistemlerin de dahil olduğu bir sistemler bütünü ile gerçekleştiriliyor. Bunlardan birisi de konut ve iş yerlerinde kullanılabilen ve gerekli işlevleri düzenleyerek verimliliği artıran akıllı bina yönetimi.

 

İçerisinde neredeyse hiçbir teknolojik unsur bulunmayan bir binayı, sensörler sayesinde akıllı hale getirmek mümkün. Yine Birleşmiş Milletler’in bir çalışmasına dönelim ve sensör tabanlı akıllı binalar neden önemli, istatistiklerle açıklayalım. Çalışmaya göre, insanlar hayatlarının yüzde 80 ile 90’ını binaların içinde geçiriyorlar. ABD’de binalar, toplam enerji tüketiminin yüzde 36’sını, sera gazı emisyonlarının yüzde 30’unu gerçekleştirirken, çöplerin de yüzde 30’luk bir miktarını üretiyor.

 

Dünyadaki bina sayısı konusunda bir bilgi olmamasına karşın, çalışma, yine ABD’den bir örnekle durumu açıklıyor. Dünyanın en büyük sekizinci şehri kabul edilen New York’un 18 milyon nüfusuna karşılık yaklaşık 1 milyon bina bulunuyor.

 

Akıllı şehir: Yeni trend sensör tabanlı akıllı binalar

 

Yapay Zeka ve Büyük Veri analitiği, akıllı bina yönetiminde önemli rol oynuyor

Bina çokluğu ve binaların tüketimdeki yeri dikkate alındığında, Akıllı Şehirler içerisinde bina yönetiminin ne kadar önemli olduğu görülüyor. IoT sensörler ise sürekli ölçüm yapıp bu verileri merkezi bir noktaya ileterek, burada Büyük Veri analitiği yardımıyla incelenebiliyor. Akıllı bina sayısının artması, bu verilerin yapay zeka tarafından daha kolay anlamlandırılması ve binada yapılabilecek değişiklikler konusundaki öngörülerin daha isabetli olmasını sağlayacak.

 

Sensör tabanlı akıllı binaların faydaları

  1. Enerji tüketiminin düşmesi

Akıllı binalar, enerji tüketen sistemlerin otomasyonu sayesinde binada enerjinin ne zaman, nerede ve ne kadar kullanılacağını kontrol edebilir. Potansiyel enerji tasarrufları, örneğin asansörlerin, klima gibi iklimlendirme sistemlerinin, kat ve oda aydınlatmalarının yoğunluğa göre otomatik olarak ayarlanabilmesi ile sağlanabilir.

 

  1. Kestirimci bakım

Binada kullanılan her türlü makinenin otomatik kontrolü ve düzenli bakım bilgilerinin sistemde bulunması ile sonraki arıza gerçekleşmeden uyarı vererek, ön bakım ile hem hizmet kesintilerini engeller hem de bakım maliyetlerini düşürür.

 

  1. Sürekli temizlik

Robot süpürgeler, yer silme cihazları tüketicilerin hayatına çoktan girdi. Üstelik, kablosuz ağ bağlantısı sayesinde uzaktan yönetilebiliyor, programlanarak istendiğinde otomatik çalıştırılabiliyorlar. Bu sistemler de akıllı binalarda, temizlik personeline düşen yükü azaltıyor ve düzenli ya da istenen bölgelerde temizlik yapabiliyorlar.

 

  1. Yaşam kalitesini artırma

Sensörler sayesinde ısı, hava kalitesi, nem başta olmak üzere iç koşulları ölçen akıllı bina yönetim sistemleri, örneğin karbondioksit (CO2) seviyesinin belirlenen seviyenin altına inmesi durumunda taze hava girişini artırabiliyor. Bu sistemler, su temizliği ölçümleri, otomatik artırma sistemleri gibi alanlarda da kullanılarak daha sağlıklı bir yaşam olanağı da sunuyor.

 

  1. Verimliliği artırma

Özellikle iş yerlerinde ortak açık alan kullanımı artarken, gürültü seviyesi de bununla paralel artıyor. Ancak ses seviyesini otomatik ölçen ve beyaz gürültü yaparak, gürültüyü karşıt frekanslarla ortadan kaldıran sistemlerin otomasyonu, çalışanların işlerine daha iyi odaklanabilmelerini sağlıyor.

 

  1. Daha ferah mekanlar yaratabilme

Sensörler ve kameralar sayesinde binadaki kullanılmayan alanları, insan yoğunluklarını baz alarak tespit edebilen akıllı bina yönetim sistemleri, böylece mekan tasarımının yenilenmesini ve daha geniş alanlara geçiş yapabilmeyi kolaylaştırıyor.