Şirketler sürdürülebilirlik iletişimi stratejisini nasıl kurmalı?

Şirketler sürdürülebilirlik iletişimi stratejisini nasıl kurmalı?

3 May 2024

1 dk okuma süresi

Sürdürülebilirlik iletişimi, şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını paydaşlarına, müşterilere ve genel kamuoyuna aktarma sürecini ifade ediyor. Etkili bir sürdürülebilirlik iletişimi, paydaşların katılımını sağlamaya, önemli değişiklikleri teşvik etmeye ve kritik bilgileri iletmeye yardımcı oluyor. 

Başarılı bir sürdürülebilirlik iletişiminin hayata geçirilmesi kurumların itibarını artırmaya yardımcı oluyor. İletişim eksikliği veya yanlış bilgi aktarımı toplumda sürdürülebilirlik çabalarının yanlış algılanmasına yol açabiliyor. Bu durumdan kaçınmak için özen göstermek hem müşterilerin hem de yatırımcıların güvenini kazanmak açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle kurumların sürdürülebilirlik iletişimine doğru biçimde yaklaşması gerekiyor. İşletmelerin başarılı bir sürdürülebilirlik iletişimi için takip etmeleri gereken bazı adımlar bulunuyor.

Hedef kitlenin anlayacağı dili kullanmak

Etkin bir sürdürülebilirlik iletişimi için profesyonellere büyük iş düşüyor. İletişimcilerin sektörel jargon kullanmaktan kaçınması ve sürdürülebilirlik terimlerini hedef kitle için anlamlı bir dilde tanımlaması mesajın daha çok kişiye ulaşmasına ve herkes tarafından aynı seviyede anlaşılmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar sürdürülebilirlik iletişimlerinin bazen hedef kitlenin anlayamadığı kadar fazla teknik dil içerdiğini işaret ediyor. Bu noktada iletişim ekiplerinin anlaşılır bir dil ve gerçek dünyadan örnekler kullanması gerekiyor.

Tutarlı sürdürülebilirlik iletişimi kurmak

Çevresel, sosyal ve yönetişimsel (ÇSY) sürdürülebilirlik iletişiminden sorumlu olanların farklı gruplar ve departmanlar arasında uyumu sağlaması gerekiyor. Örneğin, pazarlama ve iletişim ekipleri uyumlu olmadığında mesajlar istenen tutarlılıkta olmayabiliyor. Bunu önlemek için yöneticilerin aşağıdaki grupları iş birliği yapmaya teşvik etmesi gerekiyor:

  • Pazarlama

  • Satış

  • Kurumsal İletişim

  • Yatırımcı iletişimi

  • Sürdürülebilirlik iletişimi (kurumun bu konuda özel bir ekibi varsa)

  • İnsan Kaynakları

  • Bilgi Teknolojisi

  • Finans

  • Hukuk

Tüketicilerin gerçek endişelerini hedeflemek

Araştırmalara göre tüketiciler özellikle sağlık ve ekonomi söz konusu olduğunda kendilerine ve ailelerine hitap eden sürdürülebilirlik iletişimlerine en iyi tepkiyi veriyor. “İnsana/çevreye zararlı kimyasallar kullanılmadan üretilmiştir...” ve “Enerji faturalarınızın azalmasını sağlar...”gibi söylemler tüketicilerin en çok üzerinde durduğu dil örnekleri arasında yer alıyor. 

Şirketler sürdürülebilirlik iletişimi stratejisini nasıl kurmalı?

Net sıfır hedeflerini belirlemek

Net sıfır hedefi, bir organizasyonun sera gazı emisyonlarını mümkün olduğunca azaltması ve nihai olarak sıfıra indirmeyi amaçlamasını ifade ediyor. Bu hedef, özellikle iklim değişikliği ve çevresel etkilerle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Kurumlar net sıfır hedeflerini açıkladıklarında, bu hedefe nasıl ulaşacaklarına dair bir planlarının da bulunması gerekiyor. Net sıfır hedefinin gerçekçi olması kritik değer taşıyor. Bazı işletmeler 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşamayabilir. Uzmanlar bu durumdaki şirketlerin henüz netleşen bir tarih olmasa da bu konuda çalışmalar yürüttüklerini paylaşmasını öneriyor.

Mütevazı ve açık olmak

Sürdürülebilirlik iletişimi uygulayıcılarının karşılaştığı en büyük zorluklar şüphesiz sürdürülebilirliğin hareketli bir hedef olmasından kaynaklanıyor. En dikkatli biçimde geliştirilen stratejiler bile başarısız olabiliyor. Bu noktada iletişimcilerin sürdürülebilirlik yaklaşımının ne kadarını anladıkları konusunda dürüst olmaları gerekiyor. Bilinmeyen konular hakkında mütevazı ve açık olmak, doğru bilgiye giden yolda büyük değer taşıyor. 

Sürdürülebilirlik konusunda istendiği kadar hızlı ilerleme kaydedilemiyorsa bu konuda şeffaf olunması gerekiyor. Bu durum işletmelere neden öngördükleri kadar ilerlemediklerini keşfetme ve daha da önemlisi, gelişmek için atacakları adımları müşterilerine ve yatırımcılarına bildirme şansı veriyor.

İlgili Postlar

Duygusal zekâ ve yapay zekâ: İnsan-makine etkileşiminin geleceği

Duygusal zekâ ve yapay zekâ: İnsan-makine etkileşiminin geleceği

19 Tem 2024

Dijital Dönüşüm
Nanoteknoloji ile akıllı ilaç dağıtım sistemleri: Tıpta devrim

Nanoteknoloji ile akıllı ilaç dağıtım sistemleri: Tıpta devrim

Uzay madenciliği: Gezegenlerarası kaynak yönetiminin geleceği

Uzay madenciliği: Gezegenlerarası kaynak yönetiminin geleceği

Kişiselleştirilmiş deneyimlerin gücü: Sadakat programları

Kişiselleştirilmiş deneyimlerin gücü: Sadakat programları

Bulut ölçeklenebilirliği işletmelere hangi faydaları sağlıyor?

Bulut ölçeklenebilirliği işletmelere hangi faydaları sağlıyor?

4 adımda dijital dönüşüm stratejisi oluşturmak

4 adımda dijital dönüşüm stratejisi oluşturmak

Hidrojen yakıt hücreleri: Sürdürülebilir geleceğe doğru büyük adım

Hidrojen yakıt hücreleri: Sürdürülebilir geleceğe doğru büyük adım

Gezegen sağlığı için çevre izleme teknolojileri: Sürdürülebilir bir dünya

Gezegen sağlığı için çevre izleme teknolojileri: Sürdürülebilir bir dünya

Şirketler için en iyi 5 çalışan sağlığı platformu

Şirketler için en iyi 5 çalışan sağlığı platformu

Yapay zekâ film endüstrisini nasıl şekillendirecek?

Yapay zekâ film endüstrisini nasıl şekillendirecek?

Başarı Hikayeleri
Teknik Destek ‍
444 5INV
444 5 468 ‍
info@innova.com.tr