Hibrit çalışma trendi 2022'de nasıl şekillenecek?
4.03.2022
Sosyal Medya

Hibrit çalışma trendi 2022'de nasıl şekillenecek?

Omicron varyantının ortaya çıkmasıyla ofise dönüş planları sekteye uğradı. Salgının uzaması, hibrit çalışma modellerini birçok şirket için tek seçenek haline getirdi. Dijital dönüşümünü hızlandıran iş dünyası, 2022’de ise hibrit çalışma modellerini geliştirmeye devam edecek.

Ofisi yeniden tasarlamak

Salgın nedeniyle uygulanan kısıtlamalar ve önlemler ortadan kalktığında, birçok şirket evlerinden, ofislerden ve halka açık yerlerden çalışan karma bir iş gücüne sahip olacak. Bu önemli dönüşüm, başta fiziksel iş yerinin evrimini ve teknolojiyi yönlendirecek.

Ofislerde çalışanların sayısının azalmasıyla geleneksel ofis alanları küçülecek. Fiziksel alanlar çoğunlukla çalışanların belirli zamanlarda bir araya gelmekte özgür oldukları çalışma merkezleri olarak yeniden tasarlanacak. Bu alanlar, günümüzün ortak çalışma alanlarıyla benzerlikler gösterecek. Dolayısıyla birçok şirketin çok sayıdaki uzaktan çalışanları desteklemek için ortak çalışma alanlarıyla iş birliğine gitmesi kuvvetle muhtemel.

Fiziksel alanın ve iş yapma şekillerinin yeniden tanımlanması teknoloji alanında önemli uyarlamaları gerektiriyor. Bunların başında ise artan güvenlik tehditlerine karşı alınacak önlemler geliyor. BT liderlerinin yarısından fazlası siber güvenlik yapılarının hibrit çalışma modelleri için yeterli olmadığını düşünüyor. Salgının ortaya çıkışından bu yana neredeyse her siber saldırı türünde büyük artışlar yaşandığı göz önünde bulundurulduğunda, şirketlerin hibrit çalışma modellerine geçişi önemli ve giderilmesi gereken riskler içeriyor. Bu nedenle birçok şirket uçtan uca şifreleme ve çok faktörlü kimlik doğrulaması uygulama ve hizmetlerine yönelecek. Buluta hazır bir bağlantı çözümü olan SD-WAN, kurumsal ölçeklenebilirliği ve esnekliği tehlikeye atmadan güvenliği sağlama yeteneği sayesinde önemini daha da artıracak. Ancak 2022 sadece fiziksel ve teknolojik evrimlere sahne olmayacak. Aynı zamanda şirket kültürlerinde de önemli değişimlere ev sahipliği yapacak.

Farklı ofis kişiliklerini yönetmek

Geçtiğimiz iki yılda insanlar farklı çalışma alışkanlıkları edindiler. Bu alışkanlıkların oluşturduğu “ofis kişilikleri” 2022’de belirginleşecek. Araştırmalara göre, ilk evden çıkma yasağının başlarında çalışanların yaklaşık yüzde 10'u sürekli olarak ofiste çalışmak isterken, yüzde 16'sı sürekli evden çalışmak istiyordu. Yüzde 74 ile çalışanların ezici bir çoğunluğunu ise hem ofiste hem de evde çalışmak isteyen hibrit yanlıları oluşturdu. 2022'de şirketler bu farklı tercihleri yanıtlamak için çabalarını artıracak ve hibrit çalışma modellerini olgunlaştıracak.

Şirketler yenilikçi çalışma biçimlerini desteklemek zorunda, zira dünyayı etkisi altına alan büyük istifa dalgasını önlemenin yolu bundan geçiyor. Araştırmalar da bu yönde içgörüler sunuyor. Ofise çağırılan çalışanların büyük bir çoğunluğu tamamen pandemi öncesi düzene dönülmesinden memnun değil. Çalışanların yaklaşık dörtte biri (yüzde 22), son üç ayda yeni bir iş başvurusunda bulundu. Bu grubun içerisinden maaş artışı ve terfi tekliflerini geri çevirenlerin oranı yüzde 33 iken, istifalarının ana sebebi ise çalıştıkları kurumun değişen yaşam tarzı ihtiyaçlarına uyum sağlayamaması oldu.

Organizasyonların çeşitlenen çalışma tercihleri sonucunda işyerinde gruplaşmayı önlemek için aktif adımlar atması gerekecek. Liderlerin ofis konusunda her türlü önyargıya karşı koymak ve uzaktan çalışmaya devam edenlerin seslerinin duyulduğundan emin olması büyük önem taşıyacak.

Hibrit çalışmanın geleceği

2022'nin hibrit çalışma trendinin verimli geçeceğini düşünmek için birçok neden var. Daha yüksek üretkenlik sağlama, şirket kültürlerini güçlendirme ve konumdan bağımsız yetenekli insanları işe alma gibi avantajlar, hibrit çalışma deneyinde başarıya ulaşan şirketleri bir adım öne taşıyacak.

Dünyanın en başarılı şirketlerinin büyük bir çoğunluğu halihazırda kendi hibrit çalışma modellerini uyguluyor ve büyük faydalar sağlıyor. Teknoloji sektörünün hibrit çalışma trendini benimsediği ve kalıcı olarak şirket kültürlerine dahil ettiği görülüyor. Buna karşılık, özellikle finans sektörü geleneksel tam zamanlı modellere dönüyor.