5G ağlar ile veri güvenliğinde boyut atlanabilir mi?
27.04.2022
Sosyal Medya

5G ağlar ile veri güvenliğinde boyut atlanabilir mi?

5G teknolojisi ile birlikte bir önceki nesil olan 4G ağlara oranla veri iletim hızı ve veri taşıma kapasitesi çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor. 5. nesil mobil iletişim sayesinde internete bağlanabilen ve birbiri ile haberleşebilen cihazların sayısında büyük bir patlama yaşanması bekleniyor. 5G ağların en çok etki edeceği alanların başında Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisini temel alan ve günlük hayatımızdaki yerleri giderek artmaya devam akıllı cihazlar geliyor. Yaşanan bu dijital dönüşüm, veri güvenliğinin ele alınış şeklinde de bugüne kadar aşina olduğumuz önlemlerden çok daha fazlasına ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Oluşacak olan devasa miktarlardaki verinin korunmasının, pek çok teknoloji üreticisi ve servis sağlayıcısının en öncelikli konularından bir tanesi haline geleceği görülüyor. 2025 yılında tüm dünyada internete bağlı cihaz sayısının 75 milyarı bulması bekleniyor. Ağ güvenliği önlemlerinin sürdürülebilir bir strateji çerçevesinde ağa bağlanacak her cihazın tasarımına dâhil edilmesi gerekiyor.

5G’de kullanılan teknolojiler nelerdir?

Hızlı mobil internet bağlantısı, düşük gecikme süreleri ve güvenilir kablosuz ağlar için mevcut 4G ve 4,5G altyapılarında pek çok sınırlamalar vardır. 5G teknolojisi; yeni ağ terminolojileri, yüksek bant genişliği, gelişmiş modülasyon şemaları ve donanımlar kullanarak bu engelleri ortadan kaldırır. 5G’de kullanılan temel teknolojiler; milimetre dalgaları, küçük hücre düğümleri, kitlesel çoklu anten sistemleri ve beamforming teknolojisi olarak sıralanabilir.

  • mmWave: Milimeter Wave’in kısaltması olarak kullanılan mmWave (milimetre dalgaları), genellikle 24 Ghz ve üzeri frekansa ve 1 ile 10 milimetre arasında değişen dalga boylarına sahip sinyalleri ifade eder. Çok yüksek frekanslarda oldukları için sinyal ile birlikte taşınacak veri miktarı da artar. Aynı zamanda çok düşük gecikme süreleri de yakalanmış olur. Bununla birlikte dalga boyları çok kısa olduğu için oldukça kısa menzilleri vardır. Ayrıca bu dalga boyundaki sinyaller, duvar gibi engellerle karşılaştığında ya da yağışlı havalarda önemli miktarda zayıflamaya uğrarlar. 5G ağlarında da kullanılan mmWave, önemli avantajlarına rağmen uzun mesafeli iletişim için uygun değildir.
  • Küçük Hücre Düğümleri (Small Cells): Küçük Hücre Düğümleri, 5G ağlarında kullanılan ve en fazla 2 km yarıçapındaki bir bölgeyi kapsayan düşük güçlü baz istasyonlarıdır. Küçük Hücre Düğümleri, verileri almak ve göndermek için milimetre dalgalarını (mmWave) kullanır. Geleneksel baz istasyonlarıyla karşılaştırıldığında, daha geniş bir alanı kapsamak için çok sayıda küçük hücre düğümü gerekir. Bununla birlikte bir düğüme bağlı kullanıcılar çok daha yüksek veri iletim hızına sahip olur.
  • Kitlesel Çoklu Anten Sistemleri (Massive MIMO): Çoklu Giriş Çoklu Çıkış olarak Türkçeye çevrilen MIMO (Multi Input Multi Output) teknolojisi, bant genişliği sınırlamalarından kaynaklanan hız sorunlarını çözmek için veri sinyalleri üzerinde aynı anda birden fazla iki yönlü iletişimin kurulabilmesini sağlar. Bu sayede baz istasyonlarının kapasitesi artar ve çok daha fazla sayıda cihaz baz istasyonuna bağlanabilir. Sonuç olarak aynı ağda çok sayıda internet bağlantılı kablosuz aygıtı yüksek hızla ve düşük gecikme süresi ile kullanmak mümkün hale gelir.
  • Beamforming Teknolojisi: Hüzmeleme şeklinde çevrilebilecek olan Beamforming teknolojisi, ağdaki bir cihazın kesin konumunun gelişmiş yazılım algoritmaları ile sürekli izlenmesini ve baz istasyonu anteni ile arasındaki sinyalin konuma göre ayarlanmasını sağlar. Bu sayede kapsama alanı cihazların konumuna göre sürekli değişir ve daha güçlü bir bağlantı elde edilir.

5G teknolojisi neler sağlıyor?

5. nesil mobil iletişim teknolojisi olan 5G; ultra hızlı mobil internet, otonom araçlar, sanal gerçeklik uygulamaları, yapay zeka destekli akıllı çözümler gibi pek çok gelişmenin temelinde yer alır. Günümüzde kullanılan fiber optik bağlantılar kadar hızlı olan 5G’nin en önemli avantajlarından biri de çok düşük gecikme süreleri sağlamasıdır. Yüksek hız, geniş veri iletim kapasitesi ve düşük gecikme özellikleri sayesinde akıllı ev ve akıllı şehir tasarımlarında yer alan pek çok IoT uygulamasının hayata geçirilmesini sağlayacak olan 5G teknolojisi, aynı zamanda üretim sektöründe endüstri 4.0 uygulamaları için de sayısız fırsatlar barındırır.

Kullanıcı deneyiminde 5G frekansları neler sunar? 

5G teknolojisi geniş bir frekans bandına sahiptir. Bu frekans bandı; düşük bant, orta bant ve yüksek bant olarak üç kategoriye ayrılır. Her bir frekans bandı, 5G ağındaki kullanıcılara farklı deneyimler sunar.

  • Düşük Bant Frekansı: 1 Ghz frekansı olarak da bilinen düşük bant frekansında veri iletim hızı 100 Mbps  ile sınırlıdır ancak frekansla ters orantılı olan dalga boyu büyük olduğu için duvar gibi engellerden geçerken diğer frekans bantlarına göre daha az etkilenir. Bu sayede daha geniş bir kapsama alanı sağlar.
  • Orta Bant Frekansı: Orta bant frekansı, düşük bant frekansından daha hızlı bir veri iletişimi ve daha düşük gecikme süreleri sunar. 1 Gbps’a kadar hıza ulaşılabilmesine rağmen duvar gibi engellerden geçişi düşük bant kadar iyi değildir ve sinyallerde zayıflama görülür.
  • Yüksek Bant Frekansı: Anlık olarak 10Gbps’a kadar hızlara ulaşılabilen yüksek bant frekansı, 5G ağlar için en yüksek veri iletimi performansını sağlar. Dezavantajı ise diğer frekanslara göre çok sınırlı bir kapsama alanı olması ve bina içlerinde sinyalin çok fazla zayıflamasıdır. Bu nedenle yüksek bant frekansı iletişiminde verimliliği sağlayabilmek için çok sayıda düğüm kullanılması gerekir.

5G ne kadar hızlı?

5G teknolojisi, en hızlı iletişim için gerekli koşullar sağlandığında 20 Gbps’a kadar ulaşabilecek şekilde tasarlanmıştır. Günümüzde 10 Gbps’a kadar hızları destekleyen 5G modemler piyasada bulunmaktadır. 5G teknolojisi ile ağ yoğunluğuna, altyapıya ve kullanılan cihazlara göre farklılık göstermekle beraber 4G ağların hızından 10 kat ile 100 kat arasında değişen hızlara ulaşmak mümkündür.

6G ne zaman gelecek?

Dünyada 5G ağların yayılmasının yavaş ilerlemesiyle aynı nedenlerden dolayı 6G ağlara geçişin de yakın bir tarihte gerçekleşmesi beklenmiyor. 6G ağların aynen 5G ağlarda olduğu gibi ilk önce Asya ülkelerinde denenmeye başlayacağı ve bunun da 2030 yılı civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.