Yatay ve dikey ölçekleme: BT kaynakları için hangisi doğru tercih?
31.01.2022
Sosyal Medya

Yatay ve dikey ölçekleme: BT kaynakları için hangisi doğru tercih?

BT ekipleri, kapasite planlaması yaparak beklenen veya beklenmeyen talep artışlarının üstesinden gelmek için doğru kaynakların yerinde olmasını sağlamaya çalışıyor. Kullanıcıların uygulamalara veya web sitelerine gösterdiği talep arttığında daha fazla erişilebilirliğe, depolama gücüne ve kullanılabilirlik düzeylerine ihtiyaç duyuluyor. Peki, talep artışlarını karşılamak için bilgi teknolojileri kaynaklarını yatay mı yoksa dikey mi ölçeklendirmeli? Bu karar bir dizi faktöre bağlı. İlk etapta, talebin istikrarlı mı arttığı yoksa ani artışların hizmetin erişilebilirliğine zarar mı verdiğinin değerlendirilmesi gerekiyor. Şirketler, hizmetin doğasına uygun değerlendirmeler ve söz konusu uygulamanın yapısının da hesaba katılmasıyla doğru ölçeklendirme yaklaşımlarını bulabilir.

Ölçeklenebilirlik nedir?

Bir uygulamanın ölçeklenebilirliği, aynı anda etkin bir şekilde destekleyebileceği isteklerin sayısıyla ölçülür. Bir uygulamanın ek istekleri etkili bir şekilde işleyemediği nokta, ölçeklenebilirliğinin sınırıdır. Ölçeklenebilirliğin sınırına, farklı veya daha fazla makine gerektiren kritik bir donanım kaynağı tükendiğinde ulaşılır. Bu kaynakların ölçeklendirilmesi işlemci, fiziksel bellek, sabit disk ve ağ bant genişliği için uygulanan herhangi bir ayarlama kombinasyonunu içerebilir. Yatay ve dikey ölçekleme, altyapınıza bilgi işlem kaynakları eklemeyi içermeleri bakımından benzerdir ancak aralarında uygulama ve performans açısından belirgin farklılıklar vardır.

Yatay ve dikey ölçekleme arasındaki farklar

Yatay ölçekleme, kaynak havuzuna daha fazla makine, dikey ölçekleme ise mevcut bir makineye daha fazla güç (örn. işlemci, bellek ve benzeri) ekleyerek gerçekleştirilir. İkisi arasındaki temel fark, yatay ölçeklemenin birden fazla makinede paralel olarak yürütülebilmeleri için sıralı bir mantık parçasını daha küçük parçalara ayırmayı gerektirmesidir. Mantığın değişmesi gerekmediği için dikey ölçekleme birçok açıdan daha kolaydır. Aynı kodu daha yüksek özellikli makinelerde çalıştırma şansı sunar. Her ne kadar kolay olsa da dikey ölçekleme her projeye yanıt veren bir teknik değildir. Uygun yaklaşımı belirlerken dikkate alınması gereken birçok etkenden bahsedebiliriz. Dikey ve yatak ölçekleme arasında tercih yaparken dikkate alınması gereken etkenler şöyle sıralanıyor:

  • Performans: Yatay ölçekleme, birden çok makinenin gücünü tek bir sanal makinede birleştirmenize olanak tanır. Böylece tek bir birimin kapasitesiyle sınırlı kalmazsınız. Ancak ölçeklenebilirlik ihtiyaçlarınızı karşılamak için tek bir makinede yeterli kaynağa sahip olup olmadığınızı belirlemeniz önemlidir.
  • Esneklik: Sisteminiz özellikle ölçeklenmek için tasarlandıysa, kullandığınız donanım tarafından belirlenen minimum fiyata etkin bir şekilde kilitlenirsiniz. Maliyet ve performansı optimize etmek için istediğiniz zaman optimum yapılandırma kurulumunu seçme esnekliği elde etmek istiyorsanız, yatay ölçekleme sizin için daha iyi bir seçenek olabilir.
  • Yükseltme sıklığı: İhtiyaç duyduğunuz esneklik de kararınız için önemlidir. Bir uygulamayı tek bir büyük birim olarak oluşturmak, tüm sistemi çökertmeden tek tek kod parçaları eklemeyi veya değiştirmeyi zorlaştırır. Daha sürekli bir yükseltme süreci sağlamak için uygulamanızı parçalara ayırmak ve yatay olarak ölçeklendirmek daha kolaydır.
  • Yedeklilik: Yatay ölçeklendirme, yalnızca bir sisteme ve dolayısıyla tek bir arıza noktasına sahip olan dikey ölçeklemeye kıyasla daha iyi yedeklilik sunar.
  • Coğrafi dağılım: Coğrafi gecikmeyi azaltmak, yasal gerekliliklere uymak veya olağanüstü durum kurtarma senaryolarını yönetmek için bir uygulamayı coğrafi bölgelere veya veri merkezlerine yaymanız gerektiğinde, uygulamanızı tek bir kutuya koyma seçeneğiniz yoktur, dağıtmanız gerekir.
  • Maliyet: Daha büyük çok çekirdekli makineler pazara önemli ölçüde daha düşük fiyat etiketleriyle girdikçe, uygulamanızı veya onun bazı bölümlerinin tek bir cihazda etkili şekilde çalıştırma, performans ve ölçeklenebilirlik hedeflerinizi karşılama şansınız da artıyor. Eğer bu sizin için mümkünse, dikey ölçeklemeyle maliyet tasarrufu sağlayabilirsiniz.

İki model arasında sorunsuz geçiş

Her zaman yatay ve dikey ölçekleme arasında bir tercih yapmak zorunda değilsiniz. Uygulamanın bazı katmanlarının dikey olarak ölçeklenen makinelerde, diğer katmanların ise yatay olarak ölçeklenen altyapıda çalıştığı esnek sistemler tasarlamak mümkün. Bunu başarmak için geliştirme sürecinin en başında uygulamaların ayrıştırılmış hizmetler kümesi olarak tasarlanması gerekir. Bu sayede gerektiğinde kod kümeleri arasındaki bağları koparmadan daha fazla kaynak eklemeniz ve kodun taşınması kolaylaşır. BT uzmanları, daha fazla yedeklilik ve SaaS ortamlarına geçişin bir sonucu olan kaynak paylaşımı yoluyla ve  iyileştirilmiş kullanım gereksinimleri nedeniyle giderek daha fazla yatay ölçeklendirmeye yöneliyor. Ancak dikey ölçeklemeyi de bu yaklaşıma dahil etmek, her iki paradigmadan da faydalanmayı mümkün kılıyor.