Güçlü bir altyapı geleceğinizin temelini oluşturur


“Transformation of Infrastructure” yani “Altyapının Dönüştürülmesi” işletmelerin uzun bir ömre sahip olması kadar geleceklerini de teminat altına alan kaçınılmaz bir yatırımdır.

İçinde bulunduğumuz çağın pek çok farklı sıfatından birisi de şüphesiz ki yenilikçilik olarak dilimize çevirebileceğimiz “Innovation” ifadesi. Bir işletmenin yenilikçi olabilmesi için önce kendisinin yapısal ve fikirsel bir dijital dönüşüm geçirmesi, müşterilerini harekete geçirmesi, çalışanlarını güçlendirmesi ve süreçlerini verimli kılması gerekiyor. Ancak bu adımların her biri temelinde teknolojik ürün, çözüm ve servislerin kullanılmasını gerektiren altyapı yatırımı yer alıyor.

 

Altyapı ilk anda kablolar, sunucular ve dijital cihazlar gibi algılanabilir ancak bu bileşenler başarılı bir işletmenin sadece temelini oluşturan unsurlar değil aynı zamanda büyürken yapısal bütünlüğünü de güçlendiren yapıtaşlarını oluşturuyor. Göz ardı edilmemesi gereken ise bu yapı taşlarının klasik yapılardaki gibi bulunması gereken yere yerleştirildikten sonra görevini kusursuz şekilde sonsuza dek sürdüremeyecek olması. Artık teknolojik dönüşümün aylara, haftalara hatta günler mertebesinde kısaldığı bir hız çağında yaşıyoruz. Bilginin bizi kuşattığı ve onu kullanmak yerine etrafımızdan akıp gittiğine şahit oluyoruz.

 

Zorlu rekabet koşulları, hızla değişen dinamikler ve başarılı bir işletmenin sürdürülmesi baskısı altında altyapının dönüştürülmesi için atılması gereken adımlara yönelik sorulması gereken soruları aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz;

 

  • İlk günden bu yana bize güç veren altyapı bileşenlerimiz nelerdir?
  • Bu gün artık ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanan altyapı unsurları nelerdir?
  • İşletmenin geleceği için zorlu rekabet koşullarında ihtiyaç duyacağımız bileşenler neler olmalıdır?
  • Yeni altyapı dönüşümüne çalışanlarımız ne kadar hazır? Bu dönüşüm çalışanlarımıza neler kazandıracak?
  • İşletmenin kazanacağı verim artışı müşterilerimize ne şekilde yansıyacak? Onları ne kadar mutlu kılacak?
  • Tüm dönüşüm sürecini yönetecek doğru stratejik çözüm ortaklarına sahip miyiz?
  • Doğru çözüm ortağını bulduğumuzdan veya bulacağımızdan nasıl emin olabiliriz?

Geleneksel bir işletme içinde bu soruları cevaplayacak yeterli deneyime sahip üst düzey yöneticilerin ve bu yöneticilere bağlı çalışanların bulunması kaçınılmaz. Ancak genelde gözden kaçan nokta bu cevapların sadece işletme bünyesinde cevaplanacak olması ve dijital dönüşümün sadece işletmeye özgü değil küresel arenada gerçekleşmesi. Yenilikçi rekabeti anlamak için işletmenin kurumsal zekasının küresel bir vizyona sahip olması gerektiğini göz ardı edemeyiz. Bu vizyonu oluşturmak ise genellikle zor ve maliyetlidir.

 

İnnova tüm müşterileri için sadece bir teknolojik bileşen ve çözüm sağlayan entegratör değil. Küresel dönüşümü ve yenilikçiliği takip eden ve yönlendiren bir teknolojik lider sıfatını da taşıyor. Altyapı dönüşümünün sadece geleneksel yapısal bir yatırım olmadığının bilincine sahip olan İnnova müşterileri ile birlikte bu süreci stratejik bir yönetim yaklaşımı ile ele alıyor.

Yenilikçiliğin sadece hayatımıza yeni kavramlar getirmediğini aynı zamanda var olanları da ortadan kaldırdığına şahit oluyoruz. Bu değişim işletmeler açısında da geçerli. Bu sebeple değişim çağında dönüşmeden ayakta kalmak imkansız hale çoktan geldi ve bu dönüşümde stratejik bir altyapı dönüşümü ile başlayarak işletmenin çalışanlarından ürünlerine, süreçlerinden müşteri memnuniyetine uzanan yolda bulunun tüm noktalarda gerçekleşmesi gerekiyor.