Ver(g)i  Madenciliği26Haziran

Ver(g)i Madenciliği

Bundan 10 yıl önce, “veri madenciliği” alanında çalışan mühendis ve istatistikçiler için; bugünkü kadar bol ve çeşitli içerik bulmak belki sadece bir hayal olabilirdi. Şimdilerde ise; Fransa başta olmak üzere bazı ülkelerde veri madenciliği konusunda faaliyet yürüten firmaların vergilendirilmesi önerisi tartışılıyor.
 

Öncelikle kavramı ortaya koyalım: Ham veriden (raw data), anlamlı bulgular çıkarma işlemine “Veri Madenciliği” adı veriliyor. Bu alanın uzmanları, belli bir alanda birikmiş, çoğu zaman akla hayale sığmayan büyüklüklerdeki verilerden yola çıkarak; genellikle kullanıcı (çoğunlukla da müşteri) gruplarının nasıl hareket ettiklerini, kararlarını verirken nelerden etkilendiklerini ya da hangi dönemlerde hangi işlemleri daha sık yaptıklarını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu çalışmalarda başarılı olanlar, daha verimli müşteri ilişkileri tesis edilmesinden, hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirmeye kadar çok çeşitli kazanımlar elde etmeyi başarıyorlar. Veri madenciliği ile yakından bağlantılı mühendislik disiplinleri arasında Yapay Zeka ve “Machine Learning” de yer alıyor ama biz şimdilik bilim-kurgunun cazibesine kapılmadan, konumuza dönelim.
 

Veri madenciliğinin günlük hayatımızdaki yeri nedir?
 

Hemen her gün kullandığımız birçok web sitesi üzerinde bıraktığımız her türlü “iz”in; bu veri madenciliğinin inceleme alanı dahilinde olduğunu söyleyebiliriz. Facebook’da bir markanın sayfasını “Like” ettiğimizde, Twitter’da bir kimseyi takip ettiğimizde, en basiti de günde kimbilir kaç defa bir kavramı Google’da aradığımızda; ardımızda izler bırakıyoruz. Sosyal ağlar bu açıdan, onları doğru değerlendirmeyi bilen firmalar için adeta bir derya. Milyonlarca kişisel tercih, yorum, satın alma deseni, politik eğilim… Ne ararsanız, bu deryanın içinde bulmanız mümkün. Fakat bulabilmek için; önce aramayı bilmek gerekiyor. İşte bu yüzden veri madencilerinin önemi, her geçen gün artıyor.
 

Yazıyı, başladığımız gibi, işin finansal boyutuna dönerek bitirelim. Fransa Devlet Başkanı Hollande’ın, göreve geldikten kısa bir süre sonra; “Google ya da Facebook gibi firmaların kişisel verilerden anlamlı bilgiler elde etmesinin, ticari bir faaliyet olduğu ve vergilendirilmesi gerektiği” yönünde bir teklifi oldu. Buna karşılık olarak Google da Fransa’yı “Fransız websitelerini, arama sonuçlarından tamamen çıkarmak”la tehdit etti. Kısacası, Çin’deki kadar olmasa da; Fransa’da da Google ile hükumet arasında gerginlik sözkonusu. Facebook Graph Search gibi sosyal ağ eklentilerinin de artması ile birlikte, gelecek günlerde bu alanda yürütülen çalışmaların; gerek mali gerekse yasal açılardan doğuracağı sonuçları sıkça konuşacağımızı tahmin ediyorum.