Nane, Limon Kabuğu, Üstüne Biraz da Büyük Veri13Kasım

Nane, Limon Kabuğu, Üstüne Biraz da Büyük Veri

Sağlık alanında büyük veri üzerine uzmanlaşmış GNS Healthcare firmasının kurucusu ColinHill'in babası Foster, kanser teşhisi ile tedavi görüyor. Bugünlerde Colin, bu alandaki bilgi birikimi ile; babasının hayatta kalmasını sağlayabilmek için onunla birlikte savaşıyor. ColinHill’insavaşına yeniden döneceğim ama önce ABD’de yayınlanan bir rapordan bahsetmek istiyorum.

Geçtiğimiz aylarda ABD Hastalıkları Önleme ve Kontrol Altına Alma Merkezi, yakın zamanda “antibiyotik ötesi”ne geçmeye hazır olmamız gerektiğine dair bir rapor yayınladı. Daha anlaşılır bir şekilde ifade etmek gerekirse, bu rapora göre antibiyotiğe dirençli mikro organizmalar hızla yayılmakta ve yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerin çoğu, yakın gelecekte enfeksiyonlarda işe yaramayacak.

İşin faturasına yalnızca ABD özelinde bakacak olursak; karşılaşacağımız manzara şöyle:

  • Geçen yıl kayda alınan 2 milyon 49 bin 442 enfeksiyon vakasında, enfeksiyona neden olan bakteri veya mantar; bilinen antibiyotik gruplarının en az birine karşı direnç gösteriyor.
  • Ölümle sonuçlanan enfeksiyon sayısı 23 bin.
  • Tüm bu hastalıklar, sağlık sistemi üzerine yılda 20 milyar dolarlık yük getiriyor.
  • Hastalık nedeniyle elden ayaktan düşmenin neden olduğu ekonomik kayıp, tahminen 35 milyar dolar.

Peki, büyük veri ve sağlık üzerine bir başlığın altında;neden antibiyotik direncinden bahsediyoruz? Hemen açıklayalım..
 

Elektronik hasta kayıtlarını, yani hastalığın başından sonuna kadar hastalar üzerinde yapılan tüm tetkik ve değerlendirmelerin yer aldığı formları; hem nitelik, hem nicelik olarak “büyük veri” sınıfına koymak mümkün. Tüm bu veriler, koşullara ve sağlık profesyonellerinin bakış açısına göre değişen farklı ipuçlarını içinde barındırıyor. Bir vakada tedaviyi hızlandıran süreç, bakış açısı veya ‘tesadüf’; bir diğer vakada gündeme gelmediği için, tedavi şansını doğrudan etkiliyor.
 

Peki,eğer bu verilere doğru şekilde bakabilecek, analiz edebilecek ve küçük ipuçlarını bir araya toplayabilecek bir yöntem geliştirebilseydik; sonucu değiştirebilir miydik?
 

Büyük veri gerçekten hayat kurtarır mı?

ABD’nin kâr amacı gütmeyen en büyük özel sağlık sigortası kuruluşu KaiserPermanante, 1,4 milyon hastadan gelen sağlık verilerini bir araya toplayıp analiz ederken ilginç bir ipucuna rastladı. Bu bulgu, COX-2 enzimini bloke ederek etkisini gösteren Vioxx isimli ağrı kesicinin; kalp krizi ve inme riskini artırdığını ortaya çıkardı ve ilacın piyasadan çekilmesine kadar giden süreci tetikledi. Milyonlarca veri içinde yer alan ufak ipuçları, doğru bir bakış açısıyla ortaya çıkarılmamış olsaydı;büyük ihtimalle daha uzun yıllar ilacın ölümcül yan etkisinin farkına varılamayacaktı.
 

Bu durum, girişimciler için de önemli fırsatları beraberinde getiriyor. Çünkü sağlık sisteminde biriken inanılmaz ölçekteki veriyi işlemek için birçok farklı teknolojinin bir arada çalışmasına ihtiyaç var. Tahmine dayalı analizler, karar destek uygulamaları, veri madenciliği, algılayıcılardan gelen verilerin toplanması ve işin en önemli ayaklarından biri olan insan dilini kavrama konusundaki her türlü gelişimin; bu alanda önemli adımlara karşılık geleceğini öngörmek zor değil.
 

Dünyada da bu yöne doğru atılmış farklı ve ilginç adımlarla karşılaşmak mümkün. Örneğin insan dilini anlamaya en yakın sistem olan IBM Watson, bir sonraki işlerinden biri olarak tıp uzmanlığına soyunmaya hazırlanıyor. Milyonlarca hasta verisini, doktor değerlendirmesini ve literatürü belleğine yükleyeceksiniz, daha sonra şikayeti anlatacaksınız: “Hastanın karnında bacağa doğru yansıyan bir ağrı var, ribaund refleksi normal, birkaç gündür kendini halsiz hissediyor, iştahsızlık var ama midede şişkinlik yok.” Watson bakacak, milyonlarca benzer teşhisle ve sonuçla karşılaştırma yapacak ve doktorun belki de bir antiasit verip göndereceği hastanın; bir de CA ihtimaline karşı değerlendirilmesini önerecek.
 

Sıktığımız veriden sağlık fışkıracak!

Elimizde çok büyük ölçekte bir sağlık verisi var ve bugüne kadar bu veriye hak ettiği ölçüde önem verebilmiş değiliz. Her bir doktorun kendine özgü deneyime sahip olduğu, birçok konuda sağlanan gelişmelerin yalnızca bölgesel pratiklerle sınırlı kaldığı bir dünyada; veriye doğru gözle bakabilmek, antibiyotik direncinin yavaşlatılmasından yanlış teşhislerin önlenmesine, yeni tedavi seçeneklerinden sağlık takip sistemlerinin geliştirilmesine kadar çok şeye yardımcı olabilir.
 

Büyük veri ColinHill’in babasını kanserden kurtarabildi mi bilmiyoruz. Fakat biraz dişimizi sıkıp, 20 yıl kadar daha hayatta kalmayı başarabilirsek; ortalama insan ömrünün 100 yıla yaklaştığını hep birlikte göreceğimize dair bir his var içimde.