Kaos yaratan mobil cihaz çeşitliliği...08Kasım

Kaos yaratan mobil cihaz çeşitliliği...

BlackBerry, Microsoft, Apple, Nokia, Motorola ve diğerleri. Zaman içinde birçok şirket mobil çalışma anlayışının nasıl olması gerektiği konunda birbirinden farklı yaklaşımlar ortaya koydu, farklı cihazlar üretip piyasaya sürdü. Geçtiğimiz 10 yılda BlackBerry’nin kurumsal alanda ortaya koyduğu parlak performansı bir kenara bırakırsanız, Apple’ın 2007 yılında tanıttığı iPhone ve 2010 yılında piyasaya sürdüğü iPad ortaya çıkana kadar hiçbir üretici, her kesimden tüketiciyi kucaklayacak ideal mobil platformun nasıl şekillenmesi gerektiğini tam olarak anlayamamıştı.
 

Bence bunun en büyük sebebi, teknolojinin olgunlaşmasının yanı sıra daha önce ortaya koyulan çözümlerde hep masaüstü için yazılmış platformların mobil platforma uyarlanması gerektiğine dair yanılsamaydı. Oysa mobil platformların kendine özgü kullanım biçimleri, mobile özgü bir işletim sistemi platformuna ve mobile özgü uygulamalara ihtiyaç duyuyordu.


Bu yolun açılmasıyla durumun ne hale geldiğini hepimiz yakından görüyoruz. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan milyonlarca uygulama, dünyada cebinde akıllı telefonla gezen 1,5 milyara yakın insan, dizüstü bilgisayar satış adetlerini çoktan geride bırakan bir tablet pazarı.
 

Çeşitlilik: Ödül mü Yoksa Ceza mı?

Apple’ın açtığı, Google’ın Android ile genişlettiği ve Microsoft’un Windows Phone ekosistemini peşinden sürükleyen bu yol, beraberinde kurumları yakından ilgilendiren önemli bir konuyu gündeme getirdi. Çalışanlar, artık kendilerine mobil çalışma anlamında büyük konfor sağlayan bu cihazları kendi özel hayatlarının olduğu kadar profesyonel iş yaşamının bir parçası haline getirmek istiyorlar. Dahası bunu şirketin kendilerine sağladığı cihazlarla değil, kendi beğendikleri cihaz üzerinden gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar.
 

Bilgi işlem tarihinde ilk kez yüksek teknolojinin önce kurumlarda yaygınlaşıp daha sonra tüketicilere indiği değil, tüketici tarafında yaygınlaşıp kurumlara sıçradığı bir çağda yaşıyoruz.
 

Ama burada önemli bir sorun daha karşımıza çıkıyor: Çeşitlilik. BlackBerry tabanlı cihazlarda BES üzerinden nispeten rahatça yönetilen mobil yapı, Android, iOS veya Windows Phone platformlarında bambaşka şekillerde karşımıza çıkıyor ve her ne kadar bu platformlar üzerinde de çeşitli güvenlik ve yönetim konfigürasyonları uzaktan yapılabilir olsa da henüz BES’in sağladığı olanakları sağlamaktan çok uzaklar. Farklı işletim sistemlerini bir kenara bırakın, Android zaten kendi içinde 50 dolardan binlerce dolara uzanan cihaz çeşitliliği içinde dağınıklıktan boğulmuş durumda (nasıl bir dağınıklıktan bahsettiğimizi daha iyi anlamak için Business Insider’in businessinsider.com/android-fragmentation-report-2013 7 adresindeki tablolarına şöyle bir göz atmanız yeterli).
 

Her birine yetişmek mümkün mü?

Bu sizin için şu anlama geliyor: Çalışanlarınız farklı işletim sistemlerine, hatta aynı işletim sisteminin farklı sürümlerine sahip onlarca, yüzlerce farklı cihazla gelip sisteminizin bir parçası olmak isteyecekler. Siz de kendinizi tüm bu taleplere hizmet vermek zorunda hissedeceksiniz. Sizce bu mümkün mü?
 

Araştırma şirketi Gartner’a göre bu ancak ‘bir yere kadar’ mümkün. Gartner’ın öngörüsüne göre 2018 yılında cihazların çeşitliliği, kullanım koşulları ve etkileşim yöntemleri öyle bir çeşitliliğe ulaşacak ki, ‘her şeyi her yerde yapabilme’ stratejisi pratikte uygulanamaz hale gelecek. Bu nedenle Gartner, çalışanlara sağlayacağınız cihaz esnekliğinin şirket güvenliğini tehdit etmeyecek ve yönetilmesi makul bir seviyede tutulması yönünde önlem almanızı tavsiye ediyor. Bu öneri çoğu zaman cihazların mevcut kapasite ve yeteneklerinin sınırlanması anlamına gelecek ki, diğer yandan bunun kullanıcı memnuniyetsizliğine yol açması da çok muhtemel. Olası bir güvenlik açığının şirketinize vereceği zarar veya bu çeşitliliği yönetmek için harcayacağınız operasyonel maliyeti düşününce fazla bir seçeneğin olmadığı en azından şimdilik açık olarak görülüyor.

Gerçi 2018’e daha 5 yıl var. 5 yıl artık uzun bir zaman. Bundan 4 yıl önce piyasada adı bile mevcut olmayan tablet kategorisi bugün Pazar lideri. Mobil yaşamın geleceğine damga vuracak ürün olarak piyasaya sürülen netbook sınıfının ömrü yalnızca 5 yıl sürdü.
 

Önümüzdeki 5 yılın neler getireceğini kim bilebilir?