IT'deki Yeni Akım, Servisler Ekonomisi Olabilir mi?26Temmuz

IT'deki Yeni Akım, Servisler Ekonomisi Olabilir mi?

Nesnelerin İnterneti (IoT), 2020 yılı itibarıyla dünya üzerindeki 50 milyar cihazı birbirine bağlamış olacak. Fakat IoT şimdiden, iş yapış biçimlerini kökten değiştirmek için sağladığı imkânlar nedeniyle gündemdeki yerini almış durumda... Diğer taraftan Big Data, özellikle tüketici davranışlarının incelenmesiyle, bu incelemeler ışığında tahminler yapma imkânı sağlamasıyla ve tabii ki neticede şirketlerin gelir artırımına katkıda bulunmasıyla ilk sıralardaki yerini koruyor. SaaS ise küresel ekonomik etkenler sonucunda ortaya çıkan yatırım kısıtları ve operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ihtiyaçları nedeniyle birinci tercih olma yönünde ilerliyor.

Peter Sondergaard, Gartner Blog’da 1 Haziran 2015’te yayınlanan ““The Internet of Things Will Give Rise To The Algorithm Economy”(1) başlıklı keyifli yazısında IoT ve Big Data konularına değinmiş ve bunlar üzerinden doğacak “Algoritma ekonomisinden” bahsetmiş. Yazıda özetle, verinin büyük olmasının karmaşıklığı artırdığından dolayı kendi başına bir işe yaramadığını, önemli olanın ‘bu verinin nasıl kullanıldığı’ olduğunu vurgulamış.

Yeni dönemde inovasyonun esas kaynağı veri olacak ama nasıl?

Artık iş dünyasındaki herkes, bir sonraki inovasyon dalgasının IT odaklı olacağı konusunda neredeyse hemfikir... Bu inovasyonun sadece veriye sahip olmakla değil, o veriyi nasıl işlediğimiz veya yorumladığımızla mümkün olacağını da bilmemiz gerekiyor. Ülkemizde herkesin, Büyük Veri’nin farkında olduğunu ve bu veriye sahip olmak için yatırım yaptığını izlemekle birlikte, pek azının gerçek katma değerin tam olarak nasıl yaratılacağı konusunda net bir yol haritasına sahip olduğunu görüyoruz.

Yazılım geliştirme sektöründe paradigma değişimi

Kişisel görüşüm, Peter Sondergaard’ın belirttiği “algoritma ekonomisi”nin gerçekleşmesinin, kendisinin yazısında değinmediği SaaS hizmetler üzerinden olacağı yönünde… Teknolojik gelişmeler, bulut hizmetleri ve özellikle de artan internet erişim hızları sayesinde yakın gelecekte “çözüm” üretmenin, “yazılım geliştirmek”ten öte “servisleri” yapboz gibi bir araya getirmek şeklinde değişmesini bekliyorum.

Çözümde “Best of breed” zamanı...

ERP’nin ilk zamanlarında yaşanan tartışmaları hatırlarsınız. BT dünyası bundan 15 yıl önce doğru yöntemin tek tedarikçiden alınacak “entegre ERP çözümü” mü, yoksa farklı tedarikçilerin en iyi modüllerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulacak hibrit/karma bir “best of breed” çözüm mü olacağını tartışıyordu. Entegrasyon yetkinliklerinin bugünlerde artık tartışılmadığını değerlendirdiğimde, “en iyi” servislerden oluşan “entegre” çözümlerin çok daha rahat kabul göreceğini, BT jargonunda sıkça kullanılan Best of Breed kavramının hakkının verileceğini düşünüyorum. En kritik iş süreçleriniz; kullanıcı doğrulama servisi, e-ticaret servisi, faturalama servisi, e-ödeme servisi, harita servisi, dağıtım optimizasyon servisi, lojistik entegrasyon servisi gibi servislerin bileşiminden oluşan ve size “özel” oluşturulan çözümünüz üzerinde çalışacak.

Servisler ekonomisinde fırsatlar yeni başlıyor

Servisleri sağlayanlar kendi alanlarında en iyiler olmak için çalışırlarken, sizin çözüm sağlayıcınız da “en iyi entegrasyon” için çalışacak. Ekonominin her alanında olduğu gibi servis ekonomisinde de, mevcutta ve ilk zamanlarda daha geniş bir kitleye hitap eden yaygın pazarlanabilecek servisler söz konusu iken, zaman içinde sağlanan servislerin farklılaştırılması ve katma değerlerinin yükseltilmesi için ihtisaslaşmaya geçileceğini de öngörmek mümkün.

Özetle, ‘servisler ekonomisi’ artık çözümlerin değil, hizmetlerin birbiriyle yarışacağını gösteriyor. Bu rekabet ortamının kazananıysa bence şimdiden belli: Müşteri...

Adı geçen yazının orijinali: http://blogs.gartner.com/peter-sondergaard/the-internet-of-things-will-give-rise-to-the-algorithm-economy/