Endüstriyel internet ile akıllanan nesneler31Aralık

Endüstriyel internet ile akıllanan nesneler

Şu aralar bilişim dünyasında mobilite, bulut bilişim, büyük veri gibi bazı kavramların giderek ivme kazandığını gözlemliyoruz. Üstelik bundan 5-6 yıl öncesine kadar birkaç analist ve kurum hariç endüstride bu kavramların adından dahi bahseden yoktu. Oysa bugün bu kavramların gelecek 10 yıla yön verecek çok önemli birer bileşene dönüşmeye başladığını gözlemliyoruz. Şu ara herkes bulutu işlerine nasıl uyarlayacağını keşfetmeye çalışıyor, faydaları giderek genele doğru yayılma konusunda hız kazanan büyük verinin ne olduğunu anlamaya çalışıyor.
 


 

Tüm bu popüler kavramların ötesinde, alttan alta yavaşça dünyayı etkisi altına almaya başlayan bir kavram daha var ki, en az diğerleri kadar önemli: M2M, yani makineden makineye iletişim.
 

M2M: Hayatı daha da kolaylaştırmak için...

Bu kavram, en basit haliyle farklı cihazlar üzerinde yerleştirilmiş olan çeşitli algılayıcılar yardımıyla ortam sıcaklığı, nem oranı, gürültü seviyesi, anlık enerji tüketimi gibi aklınıza gelebilecek her türlü verinin gerçek zamanlı olarak toplanmasını, ardından da kablolu veya kablosuz bağlantı yoluyla bu verilerin analiz edileceği otomasyon merkezine aktarılmasını temel alıyor. Bu otomasyon merkezinde yer alan sistem ve yazılımlar da toplanan veriler eşliğinde önceden belirlenmiş prosedürlerin devreye girip girmeyeceğine karar veriyorlar.
 

Bu kavram aklınıza gelebilecek hemen her alanda çok geniş bir kullanım potansiyeline sahip. İçerisindeki malzemelerin üzerinde yer alan akıllı etiketleri veya yumurta saklama bölgesindeki doluluğu kontrol ederek biten malzemeyi sipariş eden buzdolaplarından tutun da, kalp pili üzerinden kalp ritmi düzensizliğini algılayarak krizden önce doktora haber veren uygulamalara kadar, bilim kurguyu çağrıştıracak birçok senaryo bu kavram sayesinde gerçeğe dönüşebiliyor. Cebinizdeki telefondan kemerinizdeki tokaya kadar bu sistemin parçası olmanızı bekleyen birçok fikir havada uçuşuyor.
 

Dahası, bunlardan bazıları şu anda bile kullanılabilir durumda ve çözüm olarak piyasada bulmanız mümkün.
 

Ayrıca her zamanki gibi Google, bu konuda da dünyayı değiştirecek bir fikir üzerinde çalışıyor: Google Driveless Car. Yoğun şehir trafiğinde direksiyonun başında kimse olmadan aracın nasıl gezindiğini gösteren TED Konferansı sunumunu izlemek isteyenler için link burada.
 

2020’de 514 milyar dolarlık bir sektöre dönüşecek

Bazı sektörlerde niş bir kavram olarak uzun süredir gündemde olmasına rağmen, son yıllarda akıllı algılayıcı teknolojilerinin gelişmesi, düşük enerji kullanan cihazların ve internet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla hız kazanan bu kavram birçok şirketin de iştahını kabartıyor.
 

Birçok şirket de bu kavramı sahiplenmek için kendi isimlerini bulmaya başladılar. Örneğin GE (General Electric) buna “Endüstriyel İnternet” (Industrial Internet) adını taktı. Cisco “Her şeyin İnterneti” (Internet of Everything) diyor. Bu iki örnek de ilgili firmaların faaliyet alanları ve vizyonlarını dikkate aldığınızda kendilerini çok iyi yansıtan buzzword’ler. Bunların yanısıra M2M’i “Nesnelerin İnterneti” (Internet of Things) olarak isimlendirenlerin sayısı da az değil...
 

İşin finansal potansiyeli konusunda da farklı görüşler hakim. 2008’de internete bağlı cihaz sayısı dünyadaki insan sayısını geçmişti, 2020’de bu rakamın 50 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Wikibon’un raporuna göre 2020’ye kadar bu kavram çerçevesinde yapılan yatırımlar 514 milyar doları bulacak. Bu alanda faaliyet gösteren Zoho Corp’tan Raj Sabhlok pazarın bugünkü büyüklüğünün 24 milyar dolar olduğunu, 2017 beklentisinin 86 milyar dolara ulaşacağını söylüyor. Burada net bir ayrım yok ama Wikibon’un tahminlerinin küresel ölçekte, Sabhlok’un öngörüsünün ise ABD kapsamında olduğunu varsayarsanız, iki öngörü arasındaki 3 yıllık farkı da hesaba katınca taşlar yerine oturacaktır.
 

Kişisel mahremiyete etkisi ne olacak?

Peki kullanıcıların bu konudaki endişeleri ne olacak? Etrafta bu kadar çok şeyi algılamaya hazır bunca cihazın olması, üstelik bunların bir bölümünün de sizin üzerinize yapışık halde durması kişisel mahremiyet endişesi doğurmayacak mı?
 

Geçtiğimiz haftalarda San Francisco’da gerçekleştirilen Google I/O konferansında Google, etkinliğin yapıldığı Moscone Center’da bu işin bir denemesini yaptı. Konferans salonlarına yerleştirdiği 4 bine yakın algılayıcıyla sıcaklıktan ses şiddetine kadar birçok parametre üzerinde anlık veri topladı ve bunları BigQuery büyük veri analiz platformunda işleme aldı. Görünüşe göre kimse de bundan rahatsız olmuşa benzemiyor. Tüm bu verilerin analizinden ne gibi sonuçlar çıktığını merak ediyorsanız bu adresi ziyaret edebilirsiniz.
 

Bizler de İnnova olarak bu alandaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Öncü uygulamalarımızla bu alanda daha da etkili olmak ve Türkiye’deki endüstrinin bu kavramın getirileri etrafında daha verimli hale gelmesine katkıda bulunmak için Ar-Ge faaliyetlerimizi uzun zamandır sürdürüyoruz,çözümlerimizi de hep bu geleceğe yönelik olarak yapılandırıyoruz. Bu yazının sonunda sizinle konuya dair Harris Interactive’in hazırladığı güzel bir infografiği paylaşmak istiyorum: