Dış Kaynak Kullanımı ile 'Managed Services' Arasında Ne Fark var?07Mayıs

Dış Kaynak Kullanımı ile 'Managed Services' Arasında Ne Fark var?

Günümüzde yönetilen hizmetler ile dış kaynak kullanımı genellikle birbirine karıştırılıyor. Yüz farklı uzmana “yönetilen hizmetler nedir” diye sorulduğu zaman yüz farklı cevap almak mümkün. Ancak standart dış kaynak kullanımı ile yönetilen hizmetler arasında bir fark var ve bu farkı anlamak için dış kaynak kullanımının ne zaman yönetilen hizmetlere dönüştüğüne bakmak gerekiyor.
 

Akımlar ne zaman başladı?

Dış kaynak kullanımıyla 1980’lerde tanıştık. Eastman Kodak’ın IT hizmetlerini 1989 yılında başka bir firmadan almaya karar vermesiyle birlikte şirketlerde dış kaynak kullanımı da başlamış oldu. Zamanla dış kaynak sektörü gelişti ve İş Süreçlerinde Dış Kaynak (BPO), barındırma ve ülke dışından hizmet alma gibi hizmetleri de kapsadı.
 

IT hizmetlerini başka bir firmadan alma fikri ilk defa 1980 yılında ortaya çıkmış.


İnternette 2000’lerin başında yaşanan “.com” patlamasının ardından Uygulama Hizmetleri Sağlayıcısı (ASP) gibi servisler de ortaya çıktı ama bunlar hızla ortadan kayboldu. Ardından, 2000’lerin sonunda bulut bilişimin pazarlamada dış kaynak olarak kullanılmaya başladığını gördük.
 

Ancak sorun da burada yatıyor. Dış kaynak kullanımı dediğimiz şey her şeyi içine sığdırmaya çalıştığımız bir şemsiye kavram oldu. Üçüncü taraf servis sağlayıcıların pazarda rekabete girmesiyle birlikte dış kaynak kullanımı kavramının içi boşaldı. Artık birçok şirket bunu sadece maliyetleri düşürmeye yönelik bir yol olarak görüyor.
 

Aynı sebeplerle yönetilen hizmetler (managed services) de gittikçe önem kazanıyor. Bu hizmetler abonelik sözleşmeleri ve SLA’ler üzerinden müşterinin ihtiyaçlarına göre özelleştirilen dış kaynak servisleri olarak tanımlanıyor. Ancak yönetilen hizmetler daha profesyonel ve planlı bir yaklaşımla şirket ihtiyaçlarına göre sunuluyor. Bu nedenle yalnızca maliyetleri düşüren bir çözüm olarak değil, aynı zamanda performansı ve verimliliği arttıran bir rekabet unsuru olarak da görülüyor.
 

Bulut bilişimin gücü

Bulut bilişim üzerinden sunulan yönetilen hizmetlerle dış kaynak kullanımı arasındaki diğer önemli ayrım ise yönetim seçeneği: Aslında her iki model de sistem kurulumu yapıyor, ama yönetilen hizmetler adından da anlaşılacağı gibi yönetim çözümleri sunuyor.
 

Bu da şirketlerin doğru hizmeti aldıkları sürece bu hizmeti sunmak için nasıl bir teknoloji kullanıldığıyla ilgilenmemesi anlamına geliyor. Denetleme ihtiyacının ortadan kalkması yönetilen hizmetlerin şirketlere esnek, yaygın ve düşük maliyetli çözümler sağlamasını kolaylaştırıyor.
 

Bunu aşçılık mesleği ile örnekleyebiliriz. İyi bir aşçıbaşı ister bahçede, ister mutfakta, ister restoranda, ister teknede olsun, her yerde yemek pişirebiliyor. Çünkü iyi bir aşçıbaşı hem tecrübeli bir uzman hem de kimlerle çalışacağını biliyor. Ayrıca aşçıların elinde bıçaklar, blender’ler ve tencereler gibi uzmanlık araçları ile en iyi uygulamalar bulunuyor, yani yemek tarifleri...
 

İhtiyaca özel çözümler

Aynı şey Yönetilen Hizmetler Sağlayıcıları (MSP) için de geçerli. İyi bir MSP hangi teknolojiyi kullanırsa kullansın en iyi hizmeti sunuyor. MSP’ler firmaların mevcut IT yatırımlarına entegre olan çözümler geliştirebildiği için müşteriyi yeni IT sistemleri kurmaya zorlamadan en pratik ve uygun maliyetli çözümleri sunabiliyor. MSP’ler, Yönetilebilir hizmet kapsamında alternatif olarak sunulan Veri-Merkez çözümleri ile firmaların kendi imkanlarından daha fazla esneklik sağlayabiliyor.
 

Bunların arasında şirket bünyesindeki sunucuları yönetmek, şirketin sitesini uzak sunucuda barındırmak veya başka bir bölge ya da ülkeden sunucu kiralamak gibi seçenekler bulunuyor. Hibrit teknolojiler kullanan bağlı dünyada özel bulut, genel bulut ve yönetilen bulut çözümleri hep buna karşılık geliyor.
 

Fark iyi yönetmekte...

Bu hizmetleri kullanan şirketler açısından en önemli nokta, müşterinin ihtiyaçlarına göre hangi çözümleri istediğine karar vermesi. Bu bağlamda hizmet sağlayıcıların uzman kadroları şirketlerle çalışarak müşterinin taleplerine uygun çözümler geliştiriyor.
 

Günümüzde dış kaynak kullanımı şirketlere göre özelleştirilerek yönetilen hizmetler formatında sunuluyor. Bu da firmaların rekabet gücünü artıran ve iş geliştirmeyi hızlandıran esnek BT sistemleri kullanmalarına imkan veriyor. Yönetilen hizmetlerle gerçek maliyet tasarrufu bu şekilde sağlanıyor.