Sanal sunucu nedir, fiziksel sunucudan farkı nedir?
9.06.2021
Sosyal Medya

Sanal sunucu nedir, fiziksel sunucudan nasıl farklılaşır?

Sanallaştırma sayesinde kurumsal veri merkezlerinin vazgeçilmezine dönüşen sanal sunucu, fiziksel sunucuları gölgede bıraktı. Ancak sanal sunucu fiziksel muadilini gereksiz kılmıyor. Her ikisinin de yararları ve ideal kullanım senaryoları bulunuyor.

Sanal sunucu ile fiziksel sunucu arasındaki farkı daha iyi anlamak için öncelikle her birini kendi içerisinde incelemek gerekiyor. Sanal sunucular çalışmak için fiziksel sunuculara ihtiyaç duyarlar ancak bunlar bir web mimarisi, veritabanı veya dosya sunucusu çalıştıran fiziksel sunuculardan farklıdır.

Fiziksel sunucu nedir?

Fiziksel bir sunucu anakart, işlemci, bellek ve IO denetleyicilerine sahip bir donanımdır. Donanımı bir sanallaştırma platformu yerine doğrudan bir işletim sistemi tarafından kullanılır. Bir işletim sisteminin tek bir örneğini çalıştırmak için fiziksel sunucuya başvurulur. Fiziksel sunucular Windows, Linux veya başka bir işletim sistemini ve onun üzerinde çoğu zaman tek bir uygulamayı çalıştırmak için kullanılır.

Sanal sunucu nedir?

Sanal sunucu veya sanal makine, fiziksel sunucunun yazılım tabanlı bir temsilidir. Temel donanımdan CPU, bellek, depolama ve ağ kaynaklarını soyutlayarak bunları sanal makinelere (VM-virtual machine) atayan tekniğe hipervizör adı verilir. Hipervizör, bir işletim sistemi üzerinde değil doğrudan sunucunun donanımında çalışır. Sanal makineler ek bir yalıtım düzeyine sahiptir ve hipervizör üzerinde bağımsız bir işletim sistemi çalıştırabilir. Fiziksel bir makine, her birinin kendi amacına sahip olduğu birçok sanal makineye bölünebilir.

Sanal sunucu ve fiziksel sunucu arasındaki temel farklar

Sanal sunucular, kurumların fiziksel donanım kaynaklarını devam eden iş yüklerine daha etkili bir şekilde dağıtmasına olanak tanır. Bunun nedeni, sanal sunucuların fiziksel sunucuların aksine aynı fiziksel ortamda var olabilmesidir. Fiziksel bir sunucu, ayrılmış kaynaklara sahip tek kiracılı bir platform iken, bir hipervizör birden çok sanal sunucuyu destekleyerek birden çok uygulamanın aynı anda çalışmasına ve fiziksel donanım kapasitesini kendi aralarında paylaşmasına izin verebilir.

Donanım kaynaklarının daha etkili dağıtımına ek olarak, sanal sunucular işletmelere bir dizi avantaj sunar. Örneğin, sanal sunucuların yönetimi genellikle daha kolaydır. Bazı şirketler, yerinde depolanan fiziksel sunucularda sanal sunucular kurmayı seçebilirken, birçok işletme sanal sunucularını kendileri için yöneten yönetilen hizmet sağlayıcılarıyla çalışır. İkinci senaryoda, sunucuların bakımı, güncellenmesi ve yönetimi eğitimli veri merkezi uzmanlarına devredilir ve işletmelerin sunucuları çalışır durumda tutmak ve soğutmak için zahmete girmesine gerek olmaz.  Bu model aynı zamanda sanal sunucuları yüksek oranda ölçeklenebilir hale getirir. Fiziksel sunucuları olan işletmeler daha fazla kapasite eklemek istediklerinde, yeni donanım talep etmeleri ve söz konusu donanımı dahili kullanıma hazırlamak için BT uzmanlarıyla birlikte çalışmaları gerekir. Sanal sunucularda ise gerektiğinde kolayca kapasite eklenebilir veya ölçek düşürülebilir.

Sanal sunucular iş sürekliliği ve felaket kurtarma stratejisinin kritik bir bileşenidir. İşletmeler ister yerinde sanal sunucular çalıştırıp bulut depolama yedeklemesini kullanıyor, ister doğal afetlerden etkilenmeyecek kadar uzak bir yerde bulunan sağlayıcılardan hizmet alıyor olsun, sanal sunucular hizmetlerin asgari kesinti süresiyle geri yüklenmelerine yardımcı olur.

Sanallaştırmanın faydaları

Sanallaştırmanın benimsenmesi için en büyük itici güçlerden birisi sunucu konsolidasyonuydu. Bu günümüzde bile en büyük tercih sebeplerinin başında geliyor. Bir kurum 10 veya 15 sunucuya ihtiyaç duyduğunda, tek bir fiziksel sunucu üzerinde 10 veya 15 sanal makine çalıştırma şansına sahip oluyor.

Sanallaştırmanın bir başka yararı ise pratikliğidir. Bir sanal makineyi farklı donanıma yeniden yerleştirme, geri yükleme, felaket kurtarma veya yük devretme işlemleri, fiziksel sunuculara kıyasla çok daha basit şekilde gerçekleştirilebilir. Günümüzde sanallaştırma BT yöneticilerine hizmet kesintisi olmadan donanımlarını değiştirebilme ve mevcut tüm donanımlarda iş yüklerini dengeleyerek darboğazları ortadan kaldırma kabiliyeti sağlıyor.

Maliyet karşılaştırması

Sanallaştırmanın başlangıç maliyetlerini hipervizör lisansları ve çalışan eğitimleri oluşturur. Donanım fiyatlarının görece makul hale gelmesi fiziksel sunucuların daha düşük maliyetli bir seçenek olduğunu düşündürebilir ancak uzun vadede geleneksel ortam için ilk düzenli donanım değişimi gerekli olduğunda büyük maliyetler ortaya çıkarır.

Sanallaştırma konusunda katma değer de dikkate alınması gereken bir konudur. Geçtiğimiz yirmi yılda sanallaştırma alanında kızışan rekabet, sanallaştırmayı günümüzde olmazsa olmaz hale getiren yeni özelliklerin önünü açtı. Daha fazla esneklik, otomasyon, yazılım tabanlı ölçeklenebilirlik, geçiş ve sanal makine yönetimi özelliklerini hesaba kattığımızda, aynı iş yüklerini özel fiziksel sunucularda çalıştırmanın daha basit ve daha hızlı olduğunu söylemek bir hayli zordur.

Sanallaştırma, kuruluşların kendi sunucularını çalıştırmak istemedikleri durumlarda kalıcı bir çözüm sunar. Gerektiğinde sistem kapasitesini kolayca artırmak için iş yüklerini bir bulut ortamında çalıştırmayı da mümkün kılar.

Fiziksel sunuculara ne zaman ihtiyaç duyulur?

Kuruluşların iş yüklerini adanmış bir sunucuda çalıştırmalarının en yaygın nedeni, söz konusu iş yükünün mevcut tüm kaynakları kullanmasını sağlamaktır. Üst düzey bir veritabanı sunucusu 64 CPU çekirdeği, 32 TB RAM ve 100 GB Ethernet gerektirdiğinde, onu bu kaynaklara sahip özel bir sunucuda çalıştırmak mantıklıdır. Ancak yine de iş yükü yeterli kapasiteye sahip bir hipervizör üzerinde çalışıyorsa, tek tip kolay yönetim, iş yükü geçişi ve taşınabilirlik gibi faydalar, sanallaştırmanın olası performans dezavantajlarından daha ağır basabilir. Fiziksel sunucu çalıştırmanın bir başka nedeni de sanallaştırılamayan donanımın gerekli olmasıdır. PCI bağdaştırıcıları ve arabirimleri gibi bazı bileşenler bir sanal makineye eklenemez.

Öne Çıkan Yazılar
Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) Nedir? Nasıl Çalışır?
Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) Nedir? Nasıl Çalışır?
Robotik süreç otomasyonu (Robotic Process Automation - RPA) nedir? Nasıl çalışır? Bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağımız...
14.03.2019
Dijital Dönüşüm
Gelecekte tarım nasıl olacak?
Gelecekte tarım nasıl olacak?
Tarım sektörünün önemi küreselleşen ekonomik sistem, artan rekabet ve değişkenlik gösteren pazar şartlarının etkisiyle giderek...
28.08.2020
Dijital Dönüşüm
Geleceğin akıllı şehir konsepti nasıl bir yaşam vadediyor?
Geleceğin akıllı şehir konsepti nasıl bir yaşam vadediyor?
20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren gelişen teknolojilerle yenilikçilik kavramlarını bir araya getiriliyor ve yeni bir...
17.04.2020
Dijital Dönüşüm
Endüstri 4.0 ile Gelen Yeni Üretim Çağı - Akıllı Fabrikalar
Endüstri 4.0 İle Gelen Yeni Üretim Çağı - Akıllı Fabrikalar
Makinelerin kendi aralarında konuştuğu, üretimi insanların değil makinelerin organize ettiği Akıllı Fabrikalar ile üretimin...
13.07.2016
Dijital Dönüşüm
Küreselleşme 4.0 nedir, önceki evreleri nelerdir?
Küreselleşme 4.0 nedir, önceki evreleri nelerdir?
Dijitalleşmenin tüm alanlarda hızını artırdığı günümüzde, endüstrinin yeni formu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 kavramı...
28.07.2020
Dijital Dönüşüm
Kurumsal Hafıza Nedir, Nasıl Çalışır?
Kurumsal Hafıza Nedir, Nasıl Çalışır?
Kağıttan ekrana doğru hızla dijitalleşen belgeler ve iş süreçleri geleceğin kurumlarını şekillendiriyor. Belge ve süreç yönetimi...
29.02.2016
Dijital Dönüşüm