Metaverse aslında neye benzeyecek
14.04.2022
Sosyal Medya

Metaverse aslında neye benzeyecek?

Microsoft’un dünyanın en büyük oyun stüdyolarından Activision Blizzard’ı 68,7 milyar dolar ödeyerek satın alması, firmanın oyun sektöründe genişlemeye gitmeyi istemesi kadar Metaverse için bir altyapı hamlesi olarak da değerlendirildi. Facebook ise Metaverse furyasına uyarak Instagram ve Whatsapp gibi tüm bağlı şirketleri Meta adlı çatı şirket altında birleştirdi. Şimdi ise Metaverse altyapısı için dünyanın en güçlü süper bilgisayarı üzerinde çalışıyor. Ayrıca Facebook ve Instagram platformlarına NFT desteğinin de yakın zaman içinde gelmesi bekleniyor. Twitter ise kullanıcıların NFT'lerini profil resimlerine dönüştürmelerine çoktan izin verdi. Metaverse konusunda analizler yapan uzmanların ortak görüşüne göre NFT’ler Metaverse’ün temel bileşenlerinden bir tanesi olacak.

Distopik bir romandan gerçeğe

Hayatımıza Neal Stephenson’un distopik bilimkurgu romanı Snow Crash ile giren Metaverse aslında biraz bulanık bir kavram. Metaverse, Stephenson’un romanında anarşinin hâkim olduğu bir dünyada kurulan sanal bir sığınak olarak anlatılıyor. Metaverse, gerçek dünya ile uyumlu bir şekilde bütünleştirilmiş sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik uygulamalarından oluşan 7/24 erişilebilir bir sanal dünya olarak tanımlanıyor. Bilgisayar oyunları da bunun önemli bir parçası olarak görülüyor. Ayrıca kripto paraların ve NFT gibi dijital varlıkların bu sanal dünyanın yeni ekonomisinde büyük bir rol oynaması bekleniyor.

Metaverse hakkında yapılan konuşmalarla ilgili en çarpıcı şey, herkesin onu inşa ettiğini iddia etmesine rağmen kimsenin gerçekte ne olacağını veya neye benzemesi gerektiğini tam olarak açıklayamamasının yanı sıra insanların onu kullanmak isteyip istemeyeceğini de bilmemesidir.

Bir sonraki büyük şey: Metaverse

Şirketler ve girişimciler önemli bir değişimin gelmekte olduğunu hissettiğinden Metaverse’ü “bir sonraki büyük şey” olarak görme eğilimindeler. Aralarında marka isimlerini yenilemeye kadar ileri gidenler var. Her şeye rağmen kullanıcıların bu değişime uyum sağlamayı isteyip istemeyeceği ise henüz tam olarak bilinmiyor.

Pandemi ile birlikte evden çalışma düzenine geçen beyaz yakalılar için ofisler bir anda ekran boyutuna küçüldü. Aynı nedenle boş zamanlarını değerlendirmek için dijital alternatifler bulmak zorunda kaldılar. Sinemalar, tiyatrolar ve eğlence mekanları kapalı iken insanlar özellikle dijital oyunlara, oyunlaştırılmış etkinliklere, kripto paralara ve dijital varlıklara fazlasıyla vakit ayırdılar. Filipinler gibi bazı ülkelerde Axie Infinity benzeri NFT tabanlı oyunlar halk için adeta bir gelir kaynağı haline geldi.

Metaverse yeni internet olur mu?

Başta Meta olmak üzere Metaverse’e yatırım yapan şirketler, daha hızlı internet bağlantısı, daha iyi VR deneyimi ve daha işlevsel bir çevrimiçi ekonomi yoluyla Metaverse’ün yeni internete dönüşmesini umuyorlar. Bu beklentinin gerçeğe dönüşmesi için yakın gelecekte evlerimizde geçirdiğimiz sürenin pandemi dönemindeki gibi artması gerekiyor. Aksi halde pek çok Metaverse uygulamasının yaygınlaşması için yine konserlerin iptal edilmesini, yüz yüze görüşmelerin kısıtlanmasını beklemek gerekecek gibi görünüyor. Teknoloji şirketlerinin Metaverse için hazırlıklarını yaparken gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu iyi analiz etmesi gerekiyor.

Metaverse projelerinin çalışma hayatına etkileri de üzerinde düşünülmesi gereken bir başka önemli konu olarak görülüyor. İnsanlar gerçekten sanal bir dünyada çalışmayı isteyecekler mi? Meta’nın sunumunda gösterildiği gibi iş arkadaşlarının sadece ekranda dolaşan birer avatar olmasına kaç kişi hazır?

Metaverse toplantıları gerçekten iyi bir fikir mi?

Evden çalışmanın en iyi yanının sürekli fiziksel toplantılara katılma zorunluluğundan kurtulmak olduğu konusunda hemen herkes hemfikir. Uzun süren seyahatler nedeniyle kaybedilen zaman ve enerjinin çevrimiçi toplantılar sayesinde geri kazanılması verimliliği ve hızı da artırıyor. Bununla birlikte basit bir görüntülü mesajlaşma uygulaması ile çevrimiçi toplantıları kolayca yapabiliyorken insanların bir VR gözlük takıp çizgi film karakterleriyle etkileşime girmek için pek istekli olmayabileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.