Markalar NFT’leri nasıl kullanıyor?
23.03.2022
Sosyal Medya

Markalar NFT’leri nasıl kullanıyor?

2022’nin sıcak gündemine rağmen NFT’ler popülerliğini artırıyor. Artık birçok kişi satın aldıkları NFT’leri Twitter ve Reddit profil fotoğrafları olarak sergiliyor. Bu kervana çok yakında Facebook ve Instagram kullanıcıları da katılacak. Üstelik birçok uzmana göre bu yalnızca bir başlangıç. NFT koleksiyonları giderek daha da popüler olmaya devam edecek.

Ana akım tüketicilerin büyük bir bölümü, 2021’de büyük değerlemelerle piyasaya sunulan Bored Apes ve CryptoPunks koleksiyonlarını bu denli değerli kılan şeyin ne olduğuna dair fikir sahibi değil. Öte yandan, NFT koleksiyonlarının altında yatan blok zinciri teknolojisi hala kullanıcı dostu olmaktan uzak. Tüm bunlara rağmen NFT'ler geçici bir heves değil. NFT'ler Web 3.0'ın en iyi uygulaması ve geleneksel ticarete açılan kapısı olabilir. NFT'yi gerçekten önemli kılan şey ise üzerinde çalıştığı teknoloji.

Web 1.0 çağını hatırlayanlar, şirketlerin internet üzerinden tüketicilerle bağlantı kurmasının ne kadar uzun sürdüğünü de hatırlayacaklardır. Örneğin, ABD’li süpermarketler zinciri Walmart, Amazon kurulduktan tam 6 yıl sonra, 2000’de aktif olarak çevrimiçi satış yapmaya başladı. Web 1.0 ve 2.0’dan çok daha bağlantılı bir dünyada gerçekleşen Web 3.0 devriminin NFT’nin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmasının birkaç yıl alacağı düşünülüyor.

Akıllı dijital koleksiyonlar

NFT trendinin dijital koleksiyonlar etrafında şekillendiği görülüyor. Markalar da NFT dünyasına ilk adımlarını, ulaşılabilirlik ve benzersizlik dengesiyle tasarlanan dijital koleksiyonlarla atıyor. Örneğin, Coca-Cola NFT'leri bir hayli nadir olmaları nedeniyle tüketici ilgisini canlı tutmayı başaramadı. Öte yandan, NFT koleksiyonlarında çok fazla parçaya sahip olmak, NFT’lerin değersiz olduğu algısına yol açabilir. Koleksiyon tutkusu taklitçidir; değerleri başkalarının istediğini isteyen yeterli sayıda insandan kaynaklanır. Bu konuda doğru dengeyi tutturmak çok önemlidir.

Tüketici ilgisini şekillendiren etkenlerinden bir diğeri ise NFT’lerin benzersizliğidir. Markalar, NFT'lerin programlanabilir yapısından faydalanarak onları daha ilgi çekici hale getirebilir. Örneğin GAP, birden fazla ortak NFT’nin birleştirilerek onlardan daha nadir olan parçalar yaratılmasını sağlayıp NFT koleksiyonunu oyunlaştırdı.

Marka ve ürünlere bağlı NFT koleksiyonları

Günümüzde NFT’ler geliştiren çoğu marka sürekli dijital sanat yaratma ve satma işiyle ilgilenmiyor. NFT koleksiyonlarını tıpkı Nivea’nın yaptığı marka kimliğine bağlamak iyi bir fikir olarak öne çıkıyor. Marka algısı, yeni bir hayırseverlik inisiyatifiyle de desteklenebilir. Örneğin bir marka NFT'leri aracılığıyla topladığı paralarla 22 müzisyene sponsor oldu. Fiziksel bir ürünü dijital bir NFT koleksiyonuna bağlama fikri ise NFT fikrini fiziksel ürün sahipliğinin dijital bir simgesi olarak uygulamaya dayanıyor. Coach markası, ürettiği NFT’leri sahiplerine özel olarak hediye etti.

Benzer bir yaklaşım, fiziksel ürünlerin yerine deneyimler hediye edilerek uygulanabilir. NFT’leri sponsorlu etkinlikler gibi markayla ilişkili deneyimlere bağlamak mümkün. Bu yaklaşımı sergileyen Clinique, ürün lansman etkinlikleri ve moda şovları gibi özel deneyimlere katılan müşterilerine NFT’ler verdi. Bu sayede marka yeni bir sadakat programı geliştirmiş oldu.

Doğru deneyi yapanlar kazanacak

Web 3.0'ın bulanık sularında yüzmek ilk başta göz korkutucu olabilir. Zamanla markalar, deneme-yanılma ve başkaları için neyin başarılı ve başarısız olduğunu gözlemleyerek en başarılı uygulamaları keşfedecek. Web 1.0 ve Web 2.0'da olduğu gibi, Web 3.0 da ciddi benimseme ve denemeler sonrasında büyük ödüller kazandıracak. NFT'lerin gerçek potansiyeli önümüzdeki birkaç yıl içinde kademeli olarak ortaya çıkacak. Markalar, NFT konusunda nihai hedef kitlelerinin bugünün kripto topluluğu olmadığını, mevcut ve gelecekteki müşterilerin tamamı olduğunu anlamalı. Bu yüzden, kurumsal NFT projelerinin başarısını OpenSea'deki NFT satışlarıyla ölçmek doğru bir yaklaşım değil. Bunun yerine marka kimliğini güçlendiren ve dijital ile fiziksel arasındaki ayrımı silikleştiren projelere odaklanmak gerekiyor.