Akıllı şehir teknolojisi iklim değişikliğinde fayda sağlar mı?
1.03.2022
Sosyal Medya

Akıllı şehir teknolojisi iklim değişikliğinde fayda sağlar mı?

İklim değişikliği etkisini giderek artırıyor. Dünyanın dört bir yanından ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmak için iddialı hedefler belirliyor. Bu hedeflere ulaşılması için ise şehirlerin bugünkünden önemli ölçüde daha az enerji kullanması gerekecek. Bu yazımızda, akıllı şehirlerin iklim değişikliğine karşı nasıl fayda sağlayabileceğini ele alıyoruz.

Akıllı şehir nedir?

Akıllı şehir operasyonel verimliliği artırmak, halkla bilgi paylaşmak, daha kaliteli kamu hizmetleri sunmak ve vatandaşların refahını artırmak için bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanır. Akıllı şehirlerin temel amacı, akıllı teknolojileri ve veri analizini kullanarak şehir işlevlerini optimize etmek, ekonomik büyümeyi teşvik ederken aynı zamanda vatandaşlar için yaşam kalitesini iyileştirmektir. Değer, ne kadar teknolojinin mevcut olduğundan ziyade bu teknolojilerin nasıl kullanıldığına bağlıdır.

5G teknolojisi ve akıllı şehirler

5G teknolojisi, dijital deneyimleri ve akıllı şehirleri olumlu yönde etkileyecek bir dizi özelliğe sahip. 5G, daha yüksek veri yükleme ve indirme hızına ek olarak, çok kısa gecikme süreleri ve aynı anda birden fazla cihazı bağlama kabiliyetiyle dikkat çekiyor.

Daha az gecikme, sinyali gönderme ve alma arasındaki süreyi kısaltmak anlamına geliyor. 5G, gecikme süresini 10 milisaniyenin altına getiriyor. Bu süre, en gelişmiş 4G'nin ulaşabileceğinden iki kat daha kısa. 5G’nin uygulandığı ideal senaryolarda gecikme süresi 1 milisaniyeye kadar indirilebilecek ve bu sayede verilerin gerçek zamanlı aktarımı sağlanacak.

5G’nin akıllı şehir sensörleri ve cihazları için en faydalı özelliklerinden bir diğeri ise daha fazla cihaz yoğunluğunu desteklemesi. Ağda on binlerce bağlı cihaz bulunsa bile, 5G ağının hızı ve gecikme performansı stabil kalıyor.

Yüksek yoğunluk desteği ve düşük gecikmenin birleşimi akıllı şehirleri kökten değiştirme potansiyeline sahip. Günümüzde kalabalık tatil noktalarında veya stadyumlarda sunulan kamusal kablosuz bağlantılar yoğunluk nedeniyle ağırlaşabiliyor. Bunu değiştirecek olan 5G’de kilometrekare başına bir milyona kadar bağlantıyı desteklemek mümkün olacak. Bu sayede akıllı telefonlar, tabletler, akıllı hoparlörler ve PC'ler gibi kişisel cihazlara ek olarak, diğer birçok cihaz, nesne ve sensör sorunsuzca bilgi yakalayacak ve birbirleriyle diyalog kuracak.

Akıllı şehir uygulamaları nelerdir?

Akıllı şehirler, vatandaşlara çözümler sunmak için nesnelerin interneti (IoT) teknolojisinin yanı sıra çeşitli yazılımlar, kullanıcı arayüzleri ve iletişim ağları kullanır. Bunlardan en önemlisi olan IoT, iletişim kuran ve veri alışverişi yapan bağlı cihazlardan oluşan bir ağdır. Bir IoT ağı, araçlardan ev aletlerine ve sokak sensörlerine kadar çok çeşitli cihazlar içerebilir. Bu cihazlardan toplanan veriler, hem kamu hem de özel sektörün verimini iyileştirmek, vatandaşların yaşamlarına faydalar sağlamak için bulutta veya sunucularda depolanır.

IoT cihazlarının çoğu, iletişim ağı üzerinden yalnızca istenen ve önemli verilerin iletilmesini sağlayan sınır bilgi işlemle çalışır. Akıllı şehir ağındaki veri iletimini korumak, izlemek ve IoT ağına yetkisiz erişimi engellemek için güvenlik sistemleri kullanılır.

Otomasyon, makine öğrenimi ve IoT'yi birleştirmek, akıllı şehir uygulamalarının çeşitlenmesini sağlıyor. Günümüzde akıllı şehirler, yollar boşken kararan sokak lambaları gibi enerji tasarrufu ve çevresel verimliliği sağlayan uygulamalarla çalışıyor. Bu tür akıllı şebeke teknolojileri, operasyondan bakıma planlamadan güç tüketimine kadar birçok alanda iyileştirmeler sağlıyor. Akıllı şehir girişimleri, bağlantılı atık toplama ve filo yönetim sistemleri aracılığıyla iklim değişikliği ve hava kirliliğinin yanı sıra atık yönetimi ve sanitasyon için de kullanılıyor. Vatandaşlara tümleşik çözümler sağlamak için her türlü hizmeti birbirine bağlayabilen akıllı şehir teknolojisi üretim, kentsel tarım ve enerji kullanımı verimliliğini artırıyor. Akıllı binalar ise onarımların ne zaman gerekli olduğunu belirlemek için gerçek zamanlı yönetim kabiliyetleri sağlıyor.

Akıllı şehirler iklim değişikliğinde neleri değiştirebilir?

Günümüzde dünya nüfusunun %55'i kentsel alanlarda yaşıyor ve bu oranın 2050 yılına kadar %68'e çıkması bekleniyor. Şehirler dünyadaki ekonomik faaliyetlerin, enerji tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının büyük bir bölümünden sorumlu. Bu nedenle, emisyonları önemli ölçüde azaltmak için şehir merkezlerinin hem daha az enerji kullanması hem de yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanması gerekiyor. Akıllı şehirlerin bu hedeflere ulaşmada çok önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Henüz uçtan uca akıllı sistemlerle yönetilen akıllı şehirlere ulaşamamış olsak da bazı şehirler akıllı teknolojileri çok etkili uygulamaya başladılar. Örneğin, genellikle en iyi küresel akıllı şehir olarak gösterilen Singapur'da önemli inisiyatiflere imza atılıyor. İlk olarak 2015 yılında pilot uygulamasına başlanan Beeline, otobüs rotalarının şehir sakinlerinin talebiyle belirleniyor. Bu sayede daha verimli toplu taşıma özel araç kullanımının azalmasını sağlıyor.

Akıllı şehirler elektrik ile ısı üretimini azaltabilir ve ulaşım sektörünün ürettiği sera gazı emisyonlarının düşürülmesine yardımcı olabilir. Ulaşım sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının %14'ünü oluştururken, elektrik ve ısı üretimi ise %25’ine katkıda bulunuyor 5G’nin yaygınlaşmasıyla yalnızca tüketici deneyimleri ve iş üretkenliği iyileşmekle kalmayacak, aynı zamanda akıllı şehirlerin iklim değişikliği ve küresel ısınmaya karşı daha etkili yanıtlar vermesini sağlayacak.

İklim değişikliğinin zararları nelerdir?

İklim değişikliğinin toplumun farklı sektörleri üzerindeki etkileri birbiriyle ilişkilidir. Kuraklık, gıda üretimine ve insan sağlığına zarar verebilir. Sel felaketleri ekosistemlere ve akıllı altyapıya zarar verebilir. İnsan sağlığı sorunları ölüm oranlarını artırabilir, gıda bulunabilirliğini etkileyebilir ve işçi verimliliğini sınırlayabilir. İklim değişikliğinin etkileri, yaşadığımız dünyanın her alanında görülmektedir. Ancak iklim değişikliğinin etkileri ülke ve dünya genelinde eşit değildir; iklim değişikliğinin etkileri tek bir toplumdaki mahalleler veya bireyler arasında dahi farklılık gösterebilir. Uzun süredir devam eden sosyoekonomik eşitsizlikler, genellikle tehlikelere en fazla maruz kalan ve müdahale için en az kaynağa sahip olan yetersiz hizmet alan grupları daha savunmasız hale getirebilir.

İklim değişikliği önlenebilir mi?

İklim değişikliği önlenebilir. Küresel ısınmayı bir gecede veya hatta önümüzdeki birkaç on yılda durdurabilmemiz pek mümkün görünmese de insan kaynaklı karbon emisyonlarını azaltarak küresel ısınmanın hızını yavaşlatabilir ve etkilerini sınırlayabiliriz. Eğer insanlığın sebep olduğu sera gazı emisyonlarının tümü bugün duracak olsaydı, okyanus akıntıları derin okyanusta depolanan fazla ısıyı yüzeye geri getireceğinden, Dünya'nın sıcaklığı birkaç on yıl daha artmaya devam ederdi. Bu aşırı ısı uzaya yayıldığında Dünya'nın sıcaklığı istikrara kavuşurdu.