İletişim Kariyer Site Haritası English  
Güncel Yazılım Mühendisliği Pratikleri ve Kurumsal Java Teknolojileri
WEB 2.0 + RAP
Rational Unified Process
İnnova ve İnsan Kaynakları
"Phishing" Tehlikesi
İnternet Haftası 11-24 Nisan 2005
Ümit ATALAY internet haftası makalesi
küresel gelişmeler ve internet
AAA sayısal sertifika karmaşası
    küresel gelişmeler ve internet  
Ümit Atalay

İnnova İcra Direktör Yardımcısı ve Üye,
Ankara


CEO’S Özel
       
   
Dünya, Sanayi Devrimi’ne benzer bir değişim yaşıyor. Bu değişim, hayatı tüm boyutlarıyla etkiliyor. Zaman ve mekan farkı yok oluyor. Bilgiye her an her yerden erişilebiliyor. Dünyanın her yerinde, 24 saat boyunca, interaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunulabiliyor. Sınırlar ortadan kalkıyor. Coğrafi yapılar, yerini sanal topluluklara bırakıyor. Her birey, kendi gazetesini, radyosunu ve televizyonunu kurabiliyor. Yeni iletişim sistemleri, açık toplum için gerekli altyapıyı sunuyor.

Son 10 yılda yapılan gözlemler, İnternet’in, yeni yüzyılda ekonomik değer yaratacak, refah düzeyini yükseltecek ve yeni iş alanları açacak temel güç olacağını gösteriyor. Sosyal ilişkilerden piyasa oluşumuna, mal ve hizmet dağıtımından eğitim ve sağlığa, hayatın tüm alanları, kaçınılmaz olarak bu değişimden etkilenecek. İnternet, açık toplum, saydamlık ve demokratikleşme çabalarımızda da önemli rol oynayacak ve süreçleri hızlandıracak. Yeni yüzyılda, sektörlerin gelişimini sürdürmesi, ticaretin artırılması ve uluslararası ilişkiler, büyük ölçüde İnternet sayesinde gerçekleşecek.

yeni ekonomi

Popülerliği her geçen gün artan “Yeni Ekonomi” kavramı da var olan işlerin bilgisayar ortamında ya da İnternet üzerinden yapılmasının ötesinde, ekonominin bilgi temelinde gerçekleştirildiği ve asıl katma değerin bilgiye dayanarak yaratıldığı bir ekonomiyi ifade ediyor. Uluslararası arenaya bakıldığında, İnternet ve bilgi teknolojilerinin, birçok ülkenin ekonomik ve toplumsal dönüşümünde anahtar rol oynadığı görülüyor. Örneğin, bu teknolojileri başarıyla kullanan İrlanda, İsrail ve Singapur gibi ülkeler, gelişmişlik düzeylerinde ciddi ilerlemeler kaydetti. Avrupa Birliği, bu teknolojileri etkin kullanmak, rekabet avantajını koruyup geliştirmek, devleti ve toplumu geleceğe hazırlamak için, “eAvrupa” girişimini başlattı.

sayısal uçurum

Dünyadaki bu hızlı değişim, birçok fırsatla birlikte bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Sayısal uçurum, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanabilen ve kullanamayan uluslar, firmalar ya da insanlar arasında oluşan sosyal ve ekonomik farkları tanımlıyor. Değişimi yakalayamayanların, oyun dışı kalmaları kaçınılmaz oluyor. Klasik anlamda başarılı olan ulus, firma, kişi, kurum ya da kuruluşlardan gerekli dönüşümü sağlayamayanlar da büyük olasılıkla geride kalarak saygın konumunu yitirecek.

telekomünikasyon pazarı

Dünyada telekomünikasyon pazarı, uzun süre önce rekabete açıldı; tekeller ortadan kaldırıldı; iletişim maliyetleri düşürüldü ve zengin erişim alternatifleri sunuldu. Türkiye, telekomünikasyon alanında bir dönüm noktasının eşiğine gelmiş bulunuyor. 2004’ten itibaren, Türkiye’deki telekomünikasyon ses tekeli kaldırılarak, rekabete açık ve serbest pazar uygulamasına geçilecek. Serbest telekomünikasyon pazarına sağlıklı bir geçiş yapılması, dünya standartlarında yeni teknoloji ve hizmetlere anında ulaşılabilmesi, tüketici lehine bir rekabet ortamının yanı sıra hızlı ve ucuz erişim imkanları sağlanması, ülkemizdeki gelişmeyi hızlandıracak.

yöneticileri bekleyen zorluklar

Dünyada ve ülkemizde böylesine köklü bir değişim yaşanırken, yöneticilerin önünde, bu değişime nasıl ayak uyduracakları sorusu duruyor. Hangi yöntemleri uygulayacaklar; nasıl karar alacaklar ve nelere öncelik verecekler? Bütün yöneticilerin gündeminde, teknolojiyi yakalamak ve sistemleri modernleştirmek gibi popüler hedefler var ve bu kapsamda ya çeşitli yatırımlar yapılıyor ya da yeni faaliyetler yürütülüyor.

Bir kuruluş, bilgi teknolojileri alanında adım atmak ve yatırım yapmak için, belli bir bilişim stratejisi geliştirmiş olmalı. Şirketlerin çoğunda, bilişim faaliyetlerine ilişkin plan ve hedefler bulunuyor. Ancak, bu plan ve hedeflerin başarısı, temel iş stratejileriyle ne derece uyumlu ve aynı amaca yönelik olduğuna da bağlı. İş ve bilişim stratejilerini uyumlu hale getirmek, yöneticinin kariyer çizgisinde başarısını tayin eden ve liderlik pozisyonunu güçlendiren önemli bir etmen haline geldi. İş ve bilgi stratejileri arasındaki boşluk, genelde teknolojinin vaat ettikleri ve gerçekleştirebildikleri arasında her alanda yaşanan genel bir sorunun yansıması.

Kurumsal bilgi sistemleri bir bütün olarak ele alındığında, ağ altyapıları ve işlem platformları gibi çeşitli uygulamaların, iç ve dış kullanıcıları içeren karmaşık süreçlerden oluştuğu görülüyor. Teknolojik gelişmeler, verim artırma çabaları, kullanıcı talepleri ve rekabet baskısıyla yapılması gereken yenilikler, önemli miktarda kaynak gerektiriyor. Ancak, yöneticiler, bunları gerçekleştirme aşamasında, operasyon giderlerini azaltma gibi çeşitli maliyet baskılarıyla karşı karşıya kalıyorlar. Üstelik, ellerinde iş ve bilgi teknolojisi stratejilerinin uyumunu ölçmeye, değerlendirmeye ve yönetmeye yönelik basit metotlar da bulunmuyor.

Yukarıdaki gibi karmaşık bir tablonun içinden çıkabilmek için, belli bir sistematik dahilinde konuya yaklaşmak, iş ve bilişim stratejileri arasında bütünlük sağlamak gerekiyor. Bunu yapmak için, organizasyonun büyüklüğüyle orantılı çeşitli yaklaşımlar benimsemek mümkün. Farklı organizasyonlar için farklı yaklaşımlar söz konusu. Aşağıda, genel bir yaklaşımın ipuçlarını sunuyoruz.

genel yaklaşım ne olmalı?

Organizasyonun varlık nedenini oluşturan misyon tanımından başlayarak, yapısal açıdan tanımlanmış amaç ve hedefler, planlaması yapılan yıla ait temel hedefler, bağlı bölümlerin alt hedefleri, bu hedeflere ulaşmak üzere planlanmış destekleyici faaliyetler ve hedeflenen işlerin başarılması için tespit edilmiş süreler gibi, organizasyonun iş stratejisini nasıl gerçekleştireceğini gösteren tüm bilgiler değerlendirilir. Bu bilgiler ışığında, beş adımlık bir plan önerilebilir:

Durum Tespiti ve Değerlendirme: Organizasyonun bilgi teknolojileri konusundaki mevcut durumu, elinde bulunan imkanlar ile bunların kısıt ve yetenekleri saptanır. Mevcut durum tespiti, imkan olan yerlerde, eldeki kaynakların atıl duruma getirilmeden kullanılabilmesi bakımından önemlidir. Yeni yatırım, ancak eldeki imkanları kullanarak, onları tamamlayacak şekilde planlanmalıdır.

İş hedefine ulaşmak için seçilecek teknolojinin, diğer bir deyişle, yapılacak yatırımın, mevcut ve gelecekte oluşacak iş ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağı ve organizasyona en fazla yararı nasıl sağlayacağı gibi konulara yönelik değerlendirme yapılır. Bu adımda doğru soruların sorulması ve doğru yanıtların alınması çok önemlidir. Yanlış varsayımlar, sonraki adımlarda daha büyük hedef sapmalarına neden olabilir. Kullanıcının benimsemediği, müşterinin istemediği ve büyük yatırım gerektirmesine rağmen iş verimine herhangi bir katkısı olmayan projeler, bu adımdaki yanlışlıklardan kaynaklanabilir. Birçok yöneticinin “En yeni bilgisayarları aldık; ama hâlâ çok problemimiz var” şeklinde sitemlerle dile getirdiği sorunların çoğunun kaynağı da bu yanlışlıklardır. Dikkatli yapılmayan seçimler, ülkemizde, genellikle yüksek maliyetlerle oluşturulmuş verimsiz donanım parkları olarak kendini göstermektedir.

Seçim: Yapılacak seçimle ilgili olarak, teknolojik açıdan birçok kriter gündeme gelir. Bu kriterler, toplam satın alma maliyeti, projeyi hayata geçirme süresi, kesintisizliğin ne şekilde sağlanacağı, kolay kullanım ve adaptasyon, destek ve bakım koşulları gibi uzun bir liste oluşturur. Bu aşamada, bir danışmana başvurulabileceği gibi, benzer süreçleri geçirmiş organizasyonların deneyimlerinden de yararlanılabilir. Özellikle yazılım gibi tanımı zor, soyut, kapsam ve boyut belirlemesi birikim gereken alanlarda seçim kriterlerine daha da fazla özen göstermek gerekli. Seçim kriterlerinin net şekilde anlaşılması ve kayıt altına alınması önemlidir.

Uygulama: Uygulama, her projenin başarısı için yaşamsal öneme sahiptir. İyi hazırlanmış kapsamlı bir plan, her basamakta iyi tanımlanmış ölçülebilir hedefler ve projeyi ilgilendiren tarafların aktif katılımı şarttır. Uygulama safhasında da projenin, bir sistematik dahilinde, hedeflerine ve ana iş stratejisine uygun gidip gitmediği takip edilmelidir. İyi yönetilmeyen ve kontrol edilmeyen projeler, hedeflerinden çabuk sapma riski taşır.

Destek: Projenin başarıyla yürütülmesi, başarması hedeflenen işleri aksaksız yapabilmesi ve yaşam sürecindeki değişimlere ayak uydurabilmesi için, gerekli desteğin sağlanması önemlidir. Temin edilen ürün ve hizmetlere destek verilmesi, işletim prosedürlerinin yerleştirilmesi, eğitimlerin sağlanması ve kullanıcılar için yardım masası oluşturulması gerekir.

Sürekli Değerlendirme: Oluşturulan sistemin ürettiği sonuçlar ve bu sonuçların başarılmak istenen iş hedefleriyle uyumlu olduğu, önceden saptanmış düzenli aralıklarla değerlendirilmelidir. Bu aşamada, her organizasyon, kendisi için en uygun ölçüm değişkenlerini saptayıp ölçümlerini gerçekleştirmelidir.

tüm bunlar nasıl başarılacak?

İlk etapta, başarılması istenen işe uygun bir takım yapısı oluşturulmalıdır. Bu yapı, işi tanımlayan, stratejisini saptayan ve uygulamasını yapan bölümler ile teknolojiyi sağlayan bölümler arasında herhangi bir kopukluk olmasına izin vermeyecek şekilde düzenlenmelidir. Oluşturulan bu takım, organizasyonun misyon tanımından başlayarak, tüm stratejik iş hedeflerini göz önünde bulundurarak, bilgi teknolojileri için bir ana hedefler listesi yapmalı; bu hedefleri, başarılmak istenen zaman dilimlerini hesaba katarak, bir yol haritası şeklinde düzenlemelidir.

Yürütülen çalışmaların denetim amacıyla saydam bir şekilde kayda geçirilmesi ve paylaşılması, ayrıca gerekli geri beslemenin sağlanması yaşamsaldır. Çalışmaların oluşturulan takım tarafından her hafta rapor edilmesi, organizasyonun üst yönetimine aylık rapor verilmesi ve gelişmelerin üç ayda bir organizasyon çalışanlarıyla paylaşılması önerilir. Böylece, ilgili kişilerden geri besleme alınarak, gelişmelerin doğru yönde olup olmadığı değerlendirilebilir.

hedefler belirlenirken nelere dikkat edilmeli?

• Gerçekçi hedefler tespit edilmeli. Neyin yapılıp neyin yapılamayacağı ve başarılmak istenen hedeflere uygun diğer dönüşümlerin ne derece başarılabileceği, mutlaka göz önünde bulundurulmalı.
• Hedefler, mümkün olduğunca, organizasyonun bilişim bölümlerinin kontrol edip yönlendirebileceği eksenlerde oluşturulmalı.
• Net ve ölçülebilir hedefler saptanmalı. Karmaşık ve belirsiz hedeflerden kaçınılmalı.
• Hedefler, süreç boyunca gözden geçirilmeli. Herhangi bir başarısızlığın nedenleri mutlaka araştırılmalı ve önlem alınmalı.
• İhtiyaç duyulan bilginin gerekli olan kısmı, mümkün olduğunca erken, hatta en başta temin edilmeli. İlerleyen aşamalarda fark edilen bilgiler, çeşitli sorunlara yol açabilir. En önemli risk, gerçekçi olmayan hedeflerin saptanmasıdır.

hedefleri saptarken hangi soruları sormalı?

• Bu hedefleri başarmak için, hangi yeteneklere sahip olmalıyız?
• Bu hedefler için gerekli bilgi ve birikim nedir?
• Kimden ne tip destek almalıyım?
• Gerekli kaynaklar nelerdir? (Para, zaman, teknolojik altyapı, yönetimsel kaynaklar, vb.)
• Olası tıkanıklık ve riskler nelerdir?
• Varsayımlarım doğru ve gerçekçi mi?
• Bu işi yapmanın farklı ya da daha iyi bir yolu var mı?

son söz

Bilgi teknolojilerinin doğru zamanda, doğru yerde ve doğru şekilde kullanılmasını, iş hedeflerinin başarılması, verimliliğin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve rekabete karşı ayakta durulabilmesi açısından, isteğe bağlı değil, zorunlu bir faaliyet olarak görmek gerekiyor. Günümüzde, doğru teknoloji kullanımı, hem yöneticinin, hem de organizasyonun geleceğe yönelik başarısı için kritik bir başarı faktörü.

21. yüzyıl, bilgi teknolojilerini, aynı zamanda ulusların göreceli yer ve pozisyonlarını saptayacakları temel başarı kriterlerinden biri haline getirdi. Bilindiği gibi, Büyük Atatürk, Türk milletinin önüne “çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşma” ve hatta onları geçme hedefini koydu. Engin girişimcilik ruhumuz ve genç ve dinamik nüfusumuz ile, bu ideali gerçekleştirmeli; bunu yaparken de günümüzün gereklerini yerine getirmeliyiz. Bilgi teknolojilerinin etkin kullanımı, daha bilgili, daha iyi eğitimli, daha paylaşımcı ve ahlaki değerleri ön planda tutan bir toplumsal doku oluşturmada önemli rol oynuyor.

 
       
    Ümit Atalay
İnnova İcra Direktör Yardımcısı ve Üye, Ankara
 
    CEO’S Özel  
Copyright ©2003, iNNOVA Bilişim Çözümleri A.Ş.