Bunun yanı sıra İngiltere’de, telekom sektörüne yazılım üreten bir şirketin yazılım ürünlerine yeni özellikler eklenmesi alanındaki yazılım geliştirme projelerini yürütüyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde Yunanistan, Rusya ve İsrail’le tek seferlik projeler tamamladık. Avrupa’ya açılmayı hedefliyoruz. Müşterilerimiz arasında tüm GSM operatörleri, kamuda silahlı kuvvetler, DPT, Dış Ticaret Müsteşarlığı gibi kurumların yanı sıra Toyota, Ford, Brisa, THY ve POAŞ da yer alıyor.
ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’nden 1984’te mezun oldum. Sekiz sene yurtdışında çalıştım. En son İngiltere’de Bell Northern Research’te BT’nin yazılım geliştirme şirketinde ağ veritabanı geliştirme üstüne çalıştım.
Güncel mobil uygulamalarınız ve diğer çözümleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
İşimizin çoğu SOA – Service Oriented Architecture denilen çerçeve içinde kurumların iş süreçlerini adımlar halinde modelleyip gerçekleştirmek. Bu çerçeve tüm alternatif kanalları içeriyor. Şu anda da mobil kanal revaçta. Çözümlerimizdeki klasik işlemlerin hepsinde mobil internet erişimini sunuyoruz.
Spesifik uygulamalarımızdan birisi, İngiltere’deki EIG için, mesajlaşma alanında Türkiye’de offshore yazılım geliştirme yapıyoruz. Belirli yapıtaşlarımız var. Ödeme çözümleri bir grup. Bunlar belirli bir çerçeve oluşturuyor. Mobil operatörlerde mobil ödeme, mesajla kontür yükleme konularında çözümlerimiz var. Bunları ürün olarak değil, çerçeve hizmetler bünyesinde geliştirdik.
İnnova tahsilat konusunda tüm mobil operatörlere çözüm sunuyor. Banka, PTT benzeri kanallardan ödemeleri sağlıyoruz. Buradaki ürün ailemiz i-Collect, Mobil telefonu ödeme kanalı olarak kullanmaya imkan veriyoruz. Eskiden bazı çözümlerimiz için bunu yaparken, şimdi tüm çözümlerimiz mobil erişime uyumlu durumda.
Bunların dışında Kiosk çözümlerimiz var. E-devlet alanında devlet-vatandaş, kurum-vatandaş arası etkileşim açısından kiosklar önemli. Sanayi alanında kiosk kullanımına yönelik çalışmalarımız var. Endüstriyel otomasyon alanında kiosklar üretim emirleri vermek benzeri işlemler için kullanılabiliyor. Bilgisayar sahip olma maliyetleri hala yüksek. Ama kiosklar burada özellikle devlet kurumları için etkileşimli hizmetler açısından bir alternatif. Denizbank ve Family Finans şu anda şubelerinde kiosk ile müşteri hizmeti veriyorlar.
Telekom çözemleri alanında BSS-OSS (Bussiness Support System-Operation Support System) konularında önemli birikimimiz var. Müşteri destek veritabanı oluşturulup, iş emri süre akışının sağlanması, altyapı ve arıza takip yönetimi ile faturalama konularında önemli tecrübemiz var. Türk Telekom’a bu hizmeti sunuyoruz; ölçeklenebilir olarak tüm operatörlere bu tecrübemizi sunabiliriz.
ERP alanında Oracle eBusiness Suite’in şirketlere uyarlanmasını yapıyoruz. En son 10 ay gibi kısa bir sürede Kıraça Holding’deki uyarlamayı tamamladık.
Soruna çözüm geliştirmenin gerektiği ve belirli ürünün olmadığı kurumlara özel uygulamalar arasında, en son kamu tarafında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma için Dünya Bankası destekli bir projede kullanılmak üzere web tabanlı otomasyon yazılımı gerçekleştirdik.

Yazılım ihracı noktasındaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Rusya’ya kiosk ve portal, İsrail’e e-payment, Yunanistan’a bankacılık alanında çözüm temelinde yazılım ihraç ettik. Offshore yazılım geliştirme ve yerinde (onsite) destek sahalarında hizmet satışı çok rağbet görüyor. Bunlar büyük projeler için anahtar olabiliyor. Bizim de çalışmalarımızı yürüttüğümüz teknokentler tarzında yerler yurtdışından Türkiye’nin teknolojik rekabet merkezi olarak görülmesini sağlayabilir.
Herhangi bir endüstri, kendi ülkesinde güçlü değilse yurtdışında satamaz. Türkiye’de, yazılım alanında daha büyük bir pazar olması lazım.
Biliyorsunuz Türk Telekom ihalesi ve serbestleşme ile ilgili sıkıntılar sürüyor. Bu alandaki gelişmeleri değerlendirebilir misiniz?
Ümit Atalay: Bell Northern Research’te çalışırken İngiltere’nin düzenleyici kurumunun çalışmalarını takip etme fırsatım olmuştu. Oradaki düzenleyici kurum, serbestleşmenin aslında bir sosyal dönüşüm işi olduğunu fark etmişti, tüm oyuncuları ve halkı bilgilendiriyordu. Katıldığım seminerlerden birisinde, serbestleşme tarifi şöyle yapılmıştı: 1. Topluma daha çok iş sağlayacağız, 2. İletişimi evrensel erişim haline yani ucuz, kolay herkesin erişebileceği hale getireceğiz. Orada işsizlere sanal telefon numarası ve sesli mesaj kutusu verilmesi gibi projeler yapıldı.
Özal, telekom yatırımlarını bilinçli gerçekleştirmesi sebebiyle, ben yurtdışında çalışırken telekom şirketleri tarafından önemli insan olarak görülüyordu. Türk Telekom yatırım alanında elinden geleni yapıyor. Ama Özal’ın rüzgarı bir daha yakalanamadı. Teknoloji yatırımında 4-5 sene ara verilmesi demek, yatırımlarda aranın çok açılması demektir.
Serbestleşmeyi Türk toplumunun geleceği olarak konumlandırıp ticarete, bireye yatırım olarak benimsetmeliyiz. Kanun, kitap işi olarak görülmemeli.
Piyasa düzenleme konusunda Türkiye yolun başında. Enerji, tarım benzeri her alanda yolun başındayız. Yapısal yaklaşılmıyor, o anki sorunlar çözülüp gün kurtarılıyor. 2002 Bilişim Zirvesi’nde AB telekom piyasası düzenleyici kurumundan bir yetkili gelmişti. Orada bize “Türkiye için hazırlanan çalışmalarda bütünselliği ve ruhu göremiyoruz.” demişlerdi.
Hakim operatörün yeni girenlerin önünü tıkamasını engellemek için düzenleyici kurumlar Batıda hakim operatörü çok sıkı denetliyor. Telekomünikasyon Kurumu’na yeni başkanın atanması çözüm umutlarımızı artırdı. Bu düzenlemeler toplumsal olarak benimsetilmezse çok fazla yol alamayız
11.Sayı
Haziran 2005